Yaşam Boyu Bağışıklamanın Önemi Vurgulandı

Yaşam Boyu Bağışıklamanın Önemi Vurgulandı

KLİMİK Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Hasan Selçuk Özger, Dünya Aşı Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, sağlıklı bir hayat için yaşam boyu bağışıklamanın önemine dikkati çekti. Özger, aşıların sadece hastalıkları önlemekle kalmadığını, aynı zamanda sağlıklı yaş alma ve kaliteli bir yaşam sürme anlamına da geldiğini belirtti.

Yaşam Boyu Bağışıklamanın Önemi Vurgulandı

Araştırmalar, bağışıklamanın son 50 yılda yaklaşık 150 milyon hayat kurtardığını ve her yaş grubundaki bireylerin aşıyla önlenebilir enfeksiyon hastalıklarına karşı korunmasında hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor. Bebeklik ve çocukluk çağındaki aşılamanın öneminin yanı sıra bağışıklığın yaşam boyu korunması gerektiğini ve yetişkinler dahil her yaşta aşılamanın kritik rol oynadığını belirten Özger, "Yaşam boyu bağışıklama, sağlıklı yaş alan nesiller yaratmak ve sağlık sistemleri üzerindeki yükün azaltılması açısından kritik bir adımdır."

Aşıyla önlenebilen hastalıklar, ileri yaş bireyler başta olmak üzere yaşamın farklı dönemlerinde bağışıklığın zayıflamasıyla risk oluşturabiliyor. Aşılar sadece hastalıkları önlemekle kalmıyor aynı zamanda sağlıklı yaş alma ve kaliteli bir yaşam sürmek anlamına da geliyor. Kardiyovasküler ve metabolik hastalıklarla bazı enfeksiyonlar arasında çift yönlü bir ilişki olduğunu aktararak, Türkiye'de 55 yaş ve üzeri yetişkinlerin yüzde 72,6'sının kronik hastalıklarla yaşadığını ve ülke genelinde nüfusun yüzde 70'inin kronik hastalıklardan en az birine maruz kaldığını belirtti.

Toplumda yaygın görülen kalp ve damar hastalıkları, diyabet ve diğer metabolik rahatsızlıkları olan bireylerin mevcut hastalıklarının zorlukleriyle mücadele etmenin yanı sıra bazı enfeksiyonlara karşı daha yüksek risk altında olabildiğini vurgulayan Özger, "Her yıl yaklaşık bir milyar kişiyi etkileyen mevsimsel grip (influenza), özellikle kronik hastalıklara sahip olan 65 yaş üzeri bireylerde daha ağır seyrederek, mevcut sağlık sorunlarının kötüleşmesine de yol açabiliyor."

Zatürre açısından ise 5 yaş altı çocuklar başlı başına risk grubunda yer alırken, bu hastalık kronik hastalığı olan her yaştan bireyi daha yüksek risk altında bırakabiliyor. Pnömokok (zatürre), grip, zona, RSV enfeksiyonu, KOAH, astım ve kronik kalp yetmezliği gibi birçok hastalığı kötüleştirebiliyor. Tüm bu tabloya baktığımızda yaşamın her döneminde bağışıklamanın önemi günden güne artıyor.

Özger, ebeveynlerin çocuklarının aşı takvimlerini doğumdan itibaren dikkatli bir şekilde takip etmesi gerektiğini aktararak, özellikle menenjit gibi kalıcı nörolojik hasarlara ve hayat kaybına yol açabilen hastalıklara karşı bağışıklamanın küçük yaştan itibaren önemli olduğuna dikkati çekti. Bu nedenle her ebeveynin, çocuğunun aşı takvimini sıkı takip etmesi gerektiğini ifade eden Özger, "Ebeveynler, çocuklarının eksik aşılarını zamanında tamamlamaya özen göstermelidir."

Aşılar sayesinde her yıl 4-5 milyon hayat kurtarılıyor. Bireylerin hekimine danışarak gerekli aşıları yaptırmasıyla daha sağlıklı ve uzun ömürlü bir toplum oluşturabiliriz. Hem çocuklar hem de biz yetişkinler yaşam boyu bağışıklamayla ölüme yol açabilecek pek çok hastalıktan korunabiliriz. Çocuk ya da yetişkin fark etmeksizin, yaşamın her döneminde bağışıklamanın önemi göz ardı edilmemelidir.

Önümüzdeki süreçte, toplumda bağışıklamanın öneminin daha da iyi anlaşılması ve aşıların daha geniş kesimlere ulaşabilmesi için çalışmalara devam edilecek. Toplumun her bireyinin, yaşam boyu bağışıklamanın önemini kavraması ve aşıların faydaları hakkında doğru bilgilendirilmesi, ortak bir hedef olarak belirlendi.