Dünya genelinde hız kazanan iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir enerji dönüşümü hedefleri, enerji altyapılarının yeniden tasarlanmasını zorunlu kılıyor. Bu kapsamda, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) sürecinde, elektrik dağıtım şebekelerinin üstlendiği kritik rolün uluslararası düzeyde daha sistematik bir biçimde ele alınması hedefleniyor. Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder), küresel sıcaklık artışının 1,5 derece sınırında tutulması amacıyla yürütülen çalışmalarda, dağıtım şebekelerinin sadece bir taşıyıcı değil, aynı zamanda yeşil dönüşümün katalizörü olduğunu vurguluyor.

İzmir'de GDZ Elektrik Dağıtım A.Ş. tesislerine gerçekleştirilen teknik gezi kapsamında sektörün yol haritasına dair önemli açıklamalarda bulunan Elder Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, dağıtım şebekelerinin küresel iklim diplomasisindeki ağırlığının artırılması gerektiğini ifade etti. Elder'in COP süreçlerine akredite bir sivil toplum kuruluşu olduğunu hatırlatan Erdoğan, Antalya'da düzenlenmesi planlanan COP31 zirvesinde şebeke altyapılarının müstakil ve yapılandırılmış bir başlık altında tartışılması için kapsamlı bir hazırlık yürüttüklerini belirtti. Bu girişim, Türkiye'nin enerji altyapısındaki modernizasyon başarısını küresel platforma taşımayı amaçlıyor.
Sektörün finansal büyüklüğü ve yatırım kapasitesi, enerji arz güvenliğinin sürdürülebilirliği açısından da hayati bir öneme sahip. Erdoğan'ın paylaştığı verilere göre, elektrik dağıtım şirketleri sadece geçtiğimiz yıl içinde yaklaşık 2,5 milyar dolarlık bir yatırımı hayata geçirdi. 2026-2030 yıllarını kapsayan 5. tarife uygulama döneminde ise bu rakamın katlanarak artması bekleniyor. Mevcut planlamalara göre 19 milyar dolar seviyesinde olan yatırım öngörüsünün, sisteme eklenecek yeni ihtiyaçlar ve 3. seviye planlı bakımlarla birlikte 2030 yılına kadar toplamda 22 milyar dolara ulaşacağı hesaplanıyor. Bu devasa bütçe, şebekelerin dijitalleşmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme entegrasyonu ve artan enerji talebinin kesintisiz karşılanması için kullanılacak.
Tüketici faturalarındaki maliyet unsurlarına da değinen Elder Genel Sekreteri, dağıtım bedellerinin içeriği hakkında şeffaf bilgiler paylaştı. Nihai fatura içerisinde iletim tarifesinden kaynaklı yaklaşık yüzde 13 ile 15 oranında bir pay bulunduğunu belirten Erdoğan, kullanım kapasitesine göre dağıtım paylarının değişkenlik gösterdiğini ifade etti. Günlük 8 kilovatsaat sınırının altındaki mesken abonelerinde dağıtım bedeli oranı yüzde 74,9 iken, bu sınır aşıldığında oran yüzde 49,9’a geriliyor. Sanayi abonelerinde ise bu payın yüzde 23,9 seviyesinde kalarak üretim maliyetlerini koruduğu gözlemleniyor. Bu kademeli yapı, hem enerji tasarrufunu teşvik etmeyi hem de sosyal adaleti sağlamayı hedefleyen bir tarife mimarisine işaret ediyor.
Türkiye genelinde toplam 1,5 milyon kilometreyi aşan devasa bir elektrik dağıtım hattı ağı yönetiliyor. Bu ağın 67 bin kilometrelik kısmının ormanlık alanlardan geçmesi, iklim değişikliğiyle artan yangın risklerine karşı özel önlemleri beraberinde getiriyor. Elder, orman yangınlarının önlenmesi adına ilgili kamu kurumlarıyla koordineli bir şekilde çalışarak, kritik bölgelerde periyodik bakım ve teknolojik izleme faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. Net sıfır emisyon hedefine giden yolda, şebekelerin dayanıklılığını artırmak ve enerji kaybını minimize etmek, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelesindeki en güçlü kozlarından biri olarak değerlendiriliyor.