İstanbul’un yoğun ticari ekosisteminde faaliyet gösteren bir iş insanı, son dönemin en yaygın suç yöntemlerinden biri olan telefon dolandırıcılığının kurbanı oldu. Kendilerini kurumsal bir bankanın yetkilisi olarak tanıtan ve profesyonel bir senaryo ile hareket eden şüpheliler, tekstil sektöründe tanınan Ü.E.’yi hedef alarak 1 milyon 500 bin liralık devasa bir vurgun gerçekleştirdi. Emniyet güçlerinin titiz takibi sonucunda yakalanan zanlılar, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Olayın gelişimi, mağdur iş insanı Ü.E.'nin telefonuna gelen ve banka müşteri hizmetlerinden arandığını düşündüren profesyonel bir çağrı ile başladı. Kendisini banka çalışanı olarak tanıtan şahıslar, mağdura mevcut ticari kredi limitlerini yükseltebileceklerini ve düşük faizli finansman imkanlarından yararlanabileceğini vadetti.

Dolandırıcılar, prosedür gereği kredi limitinin aktif hale gelebilmesi için belirli bir meblağın banka tarafından belirlenen hesaplara teminat olarak yatırılması gerektiğini iddia ettiler.

Bir süre sonra işlemlerinin durumunu sormak için kendi bankasını arayan Ü.E., bankanın böyle bir çalışanı olmadığını ve kredi limit artırımı için herhangi bir para talebinde bulunulmadığını öğrendiğinde dolandırıldığını anladı. Vakit kaybetmeden İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne giden iş insanı, elindeki dekontlar ve telefon kayıtlarıyla birlikte şikayetçi oldu. İhbar üzerine İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri geniş çaplı bir soruşturma başlattı.
Polis ekipleri, paranın izini sürmek amacıyla banka hesap hareketlerini ve dijital verileri saniye saniye inceledi. Yapılan teknik incelemeler sonucunda, 1,5 milyon liralık tutarın ilk olarak 37 yaşındaki M.Y. adına kayıtlı bir hesaba geçtiği tespit edildi. M.Y.'nin kimliğini ve yerini belirleyen ekipler, düzenledikleri operasyonla şüpheliyi gözaltına aldı. Emniyetteki çapraz sorgu sırasında elde edilen yeni bilgiler, suç şebekesinin diğer üyelerine ulaşılmasını sağladı.
Soruşturmayı derinleştiren dedektifler, paranın M.Y.'nin hesabından hızla başka bir hesaba aktarıldığını belirledi. Bu ikinci hesabın sahibinin ise 26 yaşındaki Ş.B.K. olduğu ortaya çıktı. Yapılan fiziki takip neticesinde Ş.B.K. de gizlendiği adreste kıskıvrak yakalanarak adalete teslim edildi. Emniyette işlemleri tamamlanan her iki zanlı, İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi.
Savcılık sorgularının ardından 'Nitelikli Dolandırıcılık' suçlamasıyla nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan M.Y. ve Ş.B.K., tutuklanarak cezaevine gönderildi. Uzmanlar, vatandaşları telefonla arayıp kendisini polis, savcı veya banka görevlisi olarak tanıtan kişilere karşı uyarırken; hiçbir kurumun telefon üzerinden para transferi veya şifre talebinde bulunmayacağının altını bir kez daha çizdi.