Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan reel sektörün finansman ihtiyacına ve ihracat potansiyeline dair önemli açıklamalarda bulundu. Hisarcıklıoğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) bünyesinde yürütülen ve iş dünyası için can suyu niteliği taşıyan döviz dönüşüm desteği uygulamasının mevcut takvime göre 30 Nisan tarihinde sona ereceğini hatırlattı. Bu tarihin yaklaşmasıyla birlikte sanayici ve ihracatçıların endişelerinin arttığını belirten Hisarcıklıoğlu, söz konusu desteğin süresinin en az bir yıl daha uzatılması yönünde hükümete ve Merkez Bankası'na çağrıda bulundu.

Küresel piyasalarda yaşanan değişimlerin Türkiye üzerindeki etkilerine değinen Hisarcıklıoğlu, dünya genelinde tedarik zincirlerinin yeniden inşa edildiği, korumacılık politikalarının ön plana çıktığı ve uluslararası ticaretin hiç olmadığı kadar sert bir rekabet ortamına sahne olduğu bir dönemden geçildiğini ifade etti. Bu zorlu süreçte Türk firmalarının ayakta kalabilmesi ve pazar paylarını koruyabilmesi için finansal araçların etkin bir şekilde kullanılması gerektiğini savunan TOBB Başkanı, üretim ve ihracat odaklı büyüme modelinin sekteye uğramaması için reel sektörün rekabet gücünün her ne pahasına olursa olsun muhafaza edilmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu dile getirdi.
Desteğin sadece süresiyle ilgili değil, aynı zamanda niteliğiyle ilgili de iyileştirmeler yapılması gerektiğini belirten Rifat Hisarcıklıoğlu, mevcut yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteği oranının güncel ekonomik parametreler karşısında yetersiz kaldığını vurguladı. Mevcut ekonomik konjonktürde maliyet artışları ve küresel enflasyonun firmalar üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, bu desteğin hem miktar olarak artırılması hem de uygulama esaslarının daha şeffaf ve erişilebilir hale getirilmesi gerektiğini ifade etti. İş dünyasının temsilcisi olarak, uygulama şartlarının reel sektör açısından bazen oldukça ağır işlediğine ve bürokratik süreçlerin firmaları yorduğuna dikkat çekti.
Sosyal medya hesapları üzerinden de konuya dair görüşlerini paylaşan Hisarcıklıoğlu, uygulamanın daha sade, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının şart olduğunu söyledi. Atılacak bu adımın sadece bir finansal teşvik olarak görülmemesi gerektiğini, aynı zamanda zorlu piyasa koşullarında ter döken sanayiciye ve ihracatçıya büyük bir moral kaynağı olacağını belirtti. Finansman koşullarındaki iyileşmenin doğrudan Türkiye'nin ihracat hacmine pozitif yansıyacağını kaydeden Hisarcıklıoğlu, firmaların döviz likiditesini yönetebilmeleri için bu tür mekanizmaların hayati bir fonksiyona sahip olduğunun altını çizdi.
Hisarcıklıoğlu'nun açıklamalarında öne çıkan bir diğer nokta ise Türkiye'nin orta ve uzun vadeli ekonomik hedefleri oldu. İhracatın Türkiye ekonomisinin büyümesindeki en temel yapı taşı olduğunu hatırlatan TOBB Başkanı, dış ticaret dengesinin korunması ve döviz rezervlerinin sağlıklı bir şekilde artırılması için reel sektörün desteklenmeye devam edilmesinin kaçınılmaz olduğunu savundu. Döviz dönüşüm desteğinin süresinin uzatılmasının, yatırım iklimini de olumlu yönde etkileyeceği ve firmaların geleceğe yönelik planlarını daha güvenli bir zeminde yapmalarına olanak tanıyacağı belirtildi.
Sonuç olarak, 30 Nisan tarihinde sona erecek olan uygulamanın akıbeti iş dünyası tarafından merakla beklenirken, Hisarcıklıoğlu'nun bu çıkışı ekonomi yönetiminden beklentileri de net bir şekilde ortaya koydu. Sanayiciler, ihracatçılar ve kobiler, finansal yüklerinin hafifletilmesi ve küresel rekabette geri düşmemek adına Merkez Bankası'nın döviz dönüşüm desteğinde hem süre uzatımı hem de oran artışı yaparak piyasaya olumlu bir sinyal vermesini bekliyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, bu taleplerin karşılanmasının ülke ekonomisinin genel sağlığı ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda en doğru adım olacağını savunmaya devam ediyor.