Yozgat'ın huzurlu ilçesi Akdağmadeni'nde, küçük bir dükkandan yükselen ritmik tik tak sesleri, aslında bir zanaatkarın yarım asrı aşan azminin ve sabrının en somut kanıtı olarak yankılanıyor. Günümüzde dijitalleşen dünya ve akıllı saatlerin kuşatması altında unutulmaya yüz tutan mekanik saat tamirciliği, 74 yaşındaki Ahmet Kural’ın ellerinde hayat bulmaya devam ediyor. Tam 50 yılı aşkın süredir mercek altında incecik çarklarla ve yaylarla uğraşan Ahmet Usta, mesleğine olan tutkusunu ilk günkü heyecanla sürdürüyor.

Meslek hayatına Türkiye’nin kalbi İstanbul’da, eski usul bir usta-çırak ilişkisiyle adım atan Kural, saatlerin gizemli dünyasını Eminönü ve Sirkeci’nin tarih kokan dükkanlarında keşfetti. O dönemlerde saatin sadece bir aksesuar değil, bir ömür boyu saklanan bir miras olduğunu vurgulayan emektar usta, İstanbul'da edindiği tecrübeyi memleketi Yozgat’a taşıyarak Akdağmadeni'nde kendi dükkanını açtı. O günden bu yana, bozulan, duran veya bakım isteyen binlerce saati yeniden hayata döndürdü. Güncelleme:
Ahmet Kural için bu meslek sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda altı çocuğunu büyütüp topluma kazandırdığı bir gurur kapısı. Yarım asır boyunca elindeki büyüteci ve ince uçlu pensetlerini hiç bırakmayan Kural, çocuklarını bu dükkandan kazandığı rızıkla okuttu ve evlendirdi. Şimdilerde ise ilerleyen yaşına rağmen mesleğinden tamamen kopamayan usta, dükkanını devrettiği çocuklarına rehberlik etmeye devam ediyor. Haftanın iki günü dükkanına gelerek en zorlu arızaları gidermeye yardımcı olan Kural, genç kuşağın bu kadim zanaatı yaşatması için tecrübesini aktarıyor.
Anadolu’nun kadim ahilik geleneklerini günümüzde yaşatan son temsilcilerden biri olan Kural, teknolojik gelişmelere rağmen mekanik saatlerin ruhu olduğuna inanıyor. Eski dönemlerde saatlerin çok daha kıymetli olduğunu ve insanların bozulan saatlerini tamir ettirmek için sabırsızlıkla beklediğini anlatan Ahmet Usta, bugün ise tüketim kültürünün etkisiyle her şeyin çok çabuk gözden çıkarılmasından dert yanıyor. Yine de antika saat meraklıları ve yadigar parçalarını saklamak isteyenler için Akdağmadeni’ndeki bu dükkan adeta bir güven kapısı olmayı sürdürüyor.
Mekanik bir saatin içindeki her bir parçanın mükemmel bir uyumla çalışmasının kendisine huzur verdiğini belirten Kural, "Bu iş büyük bir dikkat ve sabır ister. Gözleriniz yorulur, elleriniz titrememeli. Ama o duran saatin yeniden çalışmaya başladığını duyduğunuz an, tüm yorgunluğunuz uçar gider. Çocuklarımın da bu mesleği aynı titizlikle sürdürmesi en büyük arzum" diyerek zanaata olan saygısını dile getiriyor. Ömrü yettiği sürece dükkanın yolunu tutacağını ifade eden yarım asırlık usta, zamana tanıklık etmeye devam edecek.