Türkiye’nin yerli ve milli ilaç sanayisindeki en güçlü kalelerinden biri olan, 43 yıllık köklü geçmişiyle tanınan Sanovel İlaç’ta tarihi bir dönemeç geçildi. Uzun süredir belirsizliğini koruyan satış süreci, Londra merkezli Afendis Capital Management’ın çoğunluk hisselerini satın almasıyla sonuçlandı. Ancak bu devir işlemi, beraberinde aile içi hesaplaşmaları ve Türk sanayisinin kronikleşen kurumsallaşma sorunlarını da yeniden tartışmaya açtı.

Majezik, Lansor, Selectra, Ator, Neruda ve Cempes gibi milyonlarca kişi tarafından kullanılan pek çok popüler ilacın üreticisi olan Sanovel, yıllık yaklaşık 300 milyon kutu üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en modern tesislerinden birine sahip. Bu devasa kapasite ve geniş ürün portföyü, şirketi uluslararası yatırımcıların odağına yerleştirmişti. İngiliz yatırım fonu Afendis Capital Management ile yapılan anlaşmanın detayları gizliliğini korusa da, bu satışın Türk ilaç pazarındaki dengeleri değiştireceği öngörülüyor.
Sanovel’de değişim rüzgarları aslında 2020 yılında esmeye başlamıştı. Hatırlanacağı üzere o dönemde şirketin yüzde 30’luk azınlık payı, yaklaşık 200 milyon dolar karşılığında uluslararası bir konsorsiyuma devredilmişti. Ancak şirketin yönetimindeki tam kontrol, bu son hamleyle birlikte tamamen yabancı sermayenin eline geçmiş oldu. Satışın ardından en dikkat çeken tepki ise ailenin eski ortağı ve yönetim kurulu üyesi Zafer Toksöz’den geldi.
Şirketin kurucusu duayen sanayici Erol Toksöz’ün 2012 yılında vefat etmesinin ardından başlayan ve 2021 yılında anne Sebahat Toksöz’ün kaybıyla doruk noktasına ulaşan miras anlaşmazlığı, satışın temel nedeni olarak görülüyor. Ahmet ve Zafer Toksöz kardeşler arasında yaşanan mülk paylaşımı ve yönetimsel vizyon ayrılıkları, meselenin yargıya taşınmasına yol açmıştı. İsviçre bankalarındaki nakit varlıklardan, Boğaz’daki tarihi Saffet Paşa Yalısı’na kadar uzanan 250 milyon dolarlık miras davası, şirketin operasyonel süreçlerini de olumsuz etkiledi.
Satış sonrası sessizliğini bozan Zafer Toksöz, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada zehir zemberek ifadeler kullandı. Toksöz, yarım asırlık bir değerin "yok pahasına" yabancıların eline geçtiğini savunarak, sorunun kurumsallaşma eksikliğinden ziyade miras hukuku ve aile fertlerinin "bitmek bilmeyen hırslarından" kaynaklandığını dile getirdi. Profesyonel yönetimin son beş yılda şirketi başarıyla ayakta tuttuğunu vurgulayan Toksöz, ailenin iç çekişmelerinin kurucuların mirasını "çarçur ettiğini" belirtti.

Toksöz’ün "Kurucuların mezarda kemikleri sızlıyor" şeklindeki çıkışı, Türkiye’de aile şirketlerinin üçüncü nesle neden geçemediği sorusunu tekrar gündeme getirdi. Uzmanlar, Sanovel örneğinin Türkiye’deki büyük sanayi kuruluşları için bir ders niteliğinde olduğunu ifade ediyor. İngiliz fonu Afendis’in yönetimindeki Sanovel’in, bu yeni dönemde Ar-Ge çalışmalarına ve ihracat odaklı büyümesine nasıl devam edeceği ise sektör temsilcileri tarafından yakından takip ediliyor.