Trump’tan İran’a Barış İçin Son Fırsat Çağrısı: Tahran Müzakere İddialarını Geri Çevirdi

Trump’tan İran’a Barış İçin Son Fırsat Çağrısı: Tahran Müzakere İddialarını Geri Çevirdi

ABD Başkanı Donald Trump, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıran açıklamalarda bulunarak, İran yönetimiyle düşmanlıkların tamamen ve kesin bir şekilde sona erdirilmesine yönelik son iki gündür oldukça kritik ve verimli müzakereler yürütüldüğünü duyurdu. Trump, kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, diplomatik bir pencere açmak adına İran’ın elektrik santrallerine ve enerji altyapısına yönelik planlanan tüm saldırıların beş gün süreyle ertelendiğini açıkladı. Bu hamle, bölgede tırmanan askeri gerilimin ardından gelen ilk somut yumuşama sinyali olarak değerlendirildi.

Trump’tan İran’a Barış İçin Son Fırsat Çağrısı: Tahran Müzakere İddialarını Geri Çevirdi

Florida'da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, sürecin gidişatına dair net mesajlar verdi. Sürecin olumlu sonuçlanması durumunda sorunun kökten çözüleceğini belirten Trump, "Eğer işler yolunda giderse bunu çözmüş olacağız. Aksi takdirde, var gücümüzle operasyonlara devam edeceğiz" diyerek askeri seçeneğin hala masada olduğunu hatırlattı. Trump, İran tarafının bir anlaşma yapma konusunda oldukça istekli olduğunu gözlemlediğini ifade ederken, nükleer silah edinmeme konusunda da Tahran'ın bir mutabakata yakın olduğuna inandığını vurguladı.

Müzakere süreciyle ilgili detaylar netleşmeye başlarken, ABD medyasında Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner'in, İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Bagher Ghalibaf ile bir araya geldiğine dair iddialar geniş yer buldu. Hatta Reuters, bu görüşmelerin bir sonraki ayağının Pakistan'da gerçekleşebileceğini ve sürece Başkan Yardımcısı JD Vance'in de dahil olabileceğini ileri sürdü. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise bu spekülasyonları doğrudan doğrulamasa da, resmi bir açıklama gelene kadar her türlü bilginin ihtiyatla karşılanması gerektiğini belirtti.

Ancak Tahran cephesinden gelen açıklamalar, Trump'ın çizdiği iyimser tabloyla taban tabana zıtlık gösteriyor. İran Parlamentosu Başkanı Ghalibaf adına kullanılan sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, ABD ile herhangi bir gizli veya açık görüşme yapılmadığı savunuldu. Açıklamada, bu tür haberlerin küresel petrol piyasasını manipüle etmek amacıyla kasıtlı olarak yayıldığı iddia edildi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bakai de bazı dost ülkelerden ABD'nin müzakere talebine dair mesajlar aldıklarını kabul etmekle birlikte, doğrudan bir görüşme yapıldığı iddialarını kesin bir dille reddetti.

Diplomatik arenadaki bu belirsizlik, küresel piyasalarda anında karşılık buldu. Trump’ın enerji tesislerine yönelik saldırıları ertelediği açıklamasıyla birlikte Brent ham petrol fiyatları %13 oranında sert bir düşüş yaşayarak varil başına 96 dolar seviyelerine geriledi. Benzer şekilde, Londra borsasındaki FTSE 100 endeksi, güne kayıpla başlamasına rağmen haberlerin ardından toparlanarak artıya geçti. Avrupa Birliği ve İngiltere, gerilimin düşürülmesine yönelik her türlü adımı memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederken, AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, enerji altyapısına yönelik saldırıların durdurulmasının bölgesel kaosu engelleyeceğini belirtti.

Bölgedeki durumun arka planında ise 28 Şubat’ta başlayan şiddetli çatışmalar yatıyor. ABD ve İsrail’in İran’daki askeri ve nükleer tesisleri hedef alan operasyonlarına karşılık Tahran, füze ve İHA saldırılarıyla yanıt vermişti. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın trafiğe kapatılması küresel enerji güvenliğini tehdit ederken, Trump’ın boğazın açılması için verdiği 48 saatlik mühletin bu gece dolacak olması krizi daha da derinleştiriyor. İsrail Başbakanı Netanyahu ise Trump’ın yaklaşımını bir fırsat olarak gördüğünü ve bu süreçten İsrail'in hayati çıkarlarını koruyacak bir sonuç çıkabileceğini söyledi.

Gelişmelerin merkezinde yer alan bir diğer aktör olan Pakistan ise potansiyel bir arabulucu olarak öne çıkıyor. İslamabad yönetiminin, her iki tarafın üst düzey yetkililerini bir araya getirmek için ev sahipliği teklifinde bulunduğu belirtiliyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Genelkurmay Başkanı Asif Munir'in Trump yönetimiyle olan yakın bağları, bu ülkeyi krizin çözümünde kritik bir köprü haline getirebilir. Trump’ın "son barış şansı" olarak nitelediği bu dönemde, diplomatik çabaların mı yoksa askeri gerilimin mi galip geleceği önümüzdeki günlerde netleşecek.