TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: "Türkiye ve Ürdün, çalkantılı bir bölgede iki istikrar sütunudur"

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: "Türkiye ve Ürdün, çalkantılı bir bölgede iki istikrar sütunudur"

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: "Türkiye ve Ürdün, çalkantılı bir bölgede iki istikrar sütunudur"

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay:

Güncelleme: Ürdün’de üniversite öğrencileriyle buluşan Fuat Oktay, Türkiye-Ürdün ilişkilerinin geleceğinde gençlerin, akademinin ve bilimsel işbirliğinin belirleyici olacağını söyledi

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Türkiye ve Ürdün'ün tarih, kültür, coğrafya, inançlar ve ortak sorumluluklarla birbirine bağlı olduğunu ifade ederek, "Türkiye ve Ürdün, çalkantılı bir bölgede ve düzende iki istikrar sütunudur. Her iki ülke de itidale, diyaloğa, insani sorumluluğa ve bölgesel barışa değer vermektedir." dedi.

Oktay, ziyaret ettikleri ülkelerdeki öğrenci ve akademisyenlerle buluşma amaçlı, ilki ABD ziyaretinde Vaşhington'da Georgetown Üniversitesinde, düzenlenen "Dış Politika Söyleşileri"nin üçüncüsünü, Ürdün ziyaretinde gerçekleştirdi.

Bu kapsamda Oktay, Amman'daki Petra Üniversitesi'nde "Bölgesel Sahiplenme Bağlamında Türkiye-Ürdün İş Birliği: Üniversite Gençleriyle Diyalog" konulu söyleşide, Ürdünlü üniversite öğrencileri ve akademisyenlerle bir araya geldi.

Burada yaptığı konuşmada, bölgede ve küresel siyasette zorlu bir dönüşüm döneminden geçildiğine işaret eden Oktay, "İnsani trajediler derinleşiyor ve uluslararası kurumlar böylesi bir dönemde genellikle etkili bir yanıt vermekte yetersiz kalıyor; bu yüzden Türkiye ve Ürdün arasındaki işbirliği her zamankinden daha önemli." dedi.

Türkiye ve Ürdün'ün tarih, kültür, coğrafya, inançlar ve ortak sorumluluklarla birbirine bağlı olduğunu ifade eden Oktay, "Türkiye ve Ürdün, çalkantılı bir bölgede ve düzende iki istikrar sütunudur. Her iki ülke de itidale, diyaloğa, insani sorumluluğa ve bölgesel barışa değer vermektedir." diye konuştu.

Ürdün Kralı 2. Abdullah'ın Şubat 2026'da Türkiye'yi ziyaret etmesinden memnuniyet duyduklarını vurgulayan Oktay, "Liderlerimiz arasında daha üst düzey ziyaretlerin ve temasların gerçekleşmesini bekliyoruz. Bildiğim kadarıyla Sayın Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip Erdoğan) da Ürdün'ü ziyaret etmeyi planlıyor ve buna niyetli. Mevcut ilişkilerimiz hızla gelişiyor." şeklinde konuştu.

"Türkiye ve Ürdün, Filistin konusunda ortak bir ilkesel duruş sergiledi"

İsrail'in Filistin ve komşu ülkelere yönelik saldırganlıkları karşısında, Türkiye ve Ürdün'ün Filistin konusunda ortak bir ilkesel duruş sergilediğini dile getiren Oktay, şöyle devam etti:

"Filistin davasını uluslararası gündemin üst sıralarında tutmalıyız, soykırım, yasa dışı yerleşimler, yerleşimci şiddeti, işgal politikaları ve Filistin topraklarını genişletme (ilhak) girişimleri kabul edilemez. Gazze konusundaki yakın koordinasyonumuz ateşkesin sağlanmasına katkıda bulunuyor.

Ancak Gazze'deki insani trajedi devam ediyor. Barış planının ikinci aşaması başlamalı ve inşa süreci derhal start almalıdır; ayrıca Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki gelişmelerden de derin endişe duyuyoruz. Kısıtlamalar ve diğer siyasi yaklaşımlar kabul edilemez. Mescid-i Aksa Müslümanların ibadetine açık kalmalı ve Doğu Kudüs'teki ibadet özgürlüğü güvence altına alınmalıdır."

Fuat Oktay, Türkiye'nin, Ürdün'ün Doğu Kudüs'teki kutsal mekanların hamisi olarak üstlendiği tarihi rolü takdirle karşıladığına işaret ederek, "Adil ve kalıcı bir barış, ancak 1967 sınırları temelinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin devletinin kurulmasıyla mümkündür." dedi.

"Suriye'de güvenlik ve istikrar korunmalıdır"

Lübnan ve Suriye'nin egemenliklerine vurgu yapan Oktay, "Lübnan'ın egemenliği, güvenliği ve istikrarı korunmalıdır. Suriye'de istikrar hem Türkiye hem de Ürdün için esastır. Ürdün'ün Suriye devlet kurumlarının yeniden inşasını destekleme çabalarını takdir ediyoruz ve Türkiye, Suriye'nin güvenliği ile ekonomik büyümesi için sarf edilen tüm çabaları desteklemeye hazırdır." diye konuştu.

Bu konuda Türkiye ve Ürdün'ün birlikte çalışabileceğini vurgulayan Oktay, şunları dile getirdi:

"Akademik dünyaya, akademisyenlere ve gençlere mesajım şudur, bölgesel sahiplenme sadece yönetim için bir sınav değil, aynı zamanda sizin nesliniz için de bir sorumluluktur. Eğitim, geleceğimiz için özellikle önemlidir. Türk ve Ürdün üniversiteleri arasında daha fazla öğrenci değişimi, akademik ortaklık, ortak araştırma projesi ve işbirliğine ihtiyaç duyuyoruz."

Üniversiteler arası işbirliğine vurgu

Türkiye ve Ürdün'ün ilişkilerinin geleceğinin sadece hükümetler tarafından değil, aynı zamanda öğrenciler, akademisyenler, girişimciler ve araştırmacılar tarafından da şekillendirileceğini belirten Oktay, "Eğitime, bilime ve teknolojiye daha fazla yatırım yapmalıyız. Sürdürülebilir refah, bilgiye, inovasyona ve insanlığa bağlıdır." ifadelerini kullandı.

Oktay, Türkiye ve Ürdün'deki üniversitelerin, akademik değişimler, ortak araştırma bursları ve dil programları aracılığıyla iki ülke ilişkilerinin gelişmesinde öncü bir rol oynayabileceğini söyledi.

Gençlerin birbirlerini daha iyi tanıması ve kurumların daha sistematik bir şekilde birleşmesi gerektiğini vurgulayan Oktay, "Bu, hepimizin birlikte inşa etmesi gereken sürdürülebilir bir köprüdür. Türkiye Bursları programı bu bakımdan önemli bir rol oynamaktadır. 1990'lardan bu yana 700 Ürdünlü üniversitelerimizde eğitim gördü." dedi.

Geçen yıl burslu olarak Türkiye'de Ürdün'den 71 öğrenci, Ürdün'de ise 51 Türk öğrenci bulunduğunu aaktaran Oktay, "Ancak ortaklığımızı daha üst seviyeye taşımak istiyorsak, bu rakamlar elbette yeterli değildir. Çünkü ihtiyacımız olan şey beşeri sermayedir. Beşeri sermaye en değerli varlıktır." diye konuştu.

Geçen sene iki ülkenin yükseköğretim kurumları arasındaki işbirliğini artırmak amacıyla imzalanan mutabakat zaptlarının bu yönde atılmış önemli bir adım olduğuna dikkati çeken Oktay, "Dünya, yapay zeka, dijitalleşme, biyoteknoloji ve temiz enerji inovasyonuyla dönüşürken, bölgemiz bu değişimleri sadece takip etmeyi değil, onlara katkıda bulunmayı hedeflemelidir." açıklamasını yaptı.

Oktay, bu sebeple Türkiye ve Ürdün'ün, bilim ve teknolojideki işbirliğini stratejik bir öncelik olarak güçlendirmesi gerektiğini söyleyerek, sözlerine şöyle devam etti:

"Akademisyenler ve öğrenciler bölgemizi sık sık kriz, savaş, mülteciler, işgal, aşırılıkçılık ve istikrarsızlık ile tanımlıyor ancak hikayenin tamamı bu değil. Bölgemiz aynı zamanda medeniyetlerin, kutsal şehirlerin, üniversitelerin, ticaret yollarının, kültürel zenginliğin ve genç nüfusun bölgesidir."

Türkiye ve Ürdün'ün kardeş ülkeler ve sorumlu bölgesel aktörler olduğunu vurgulayan Oktay, iki ülkenin sorumluluk üzerine kurulu, işbirliğine, karşılıklı anlayışa, daha fazla akademik değişime, bölgesel konularda daha güçlü koordinasyona ve bölgesel çalışmalara daha derin bir desteğe dayanan yeni bir yaklaşıma katkıda bulunabileceğini ifade etti.

"Gençlerimizle kurduğumuz bu diyalogların, Türkiye-Ürdün ilişkilerine yeni ufuklar açacağına inanıyorum"

Oktay, Nsosyal hesabından da "Ziyaret ettiğimiz ülkelerdeki öğrenci ve akademisyenlerle buluşma amacıyla düzenlediğimiz "Dış Politika Söyleşileri"nin üçüncüsünü Ürdün'de gerçekleştirdik." paylaşımını yaptı.

"Bölgesel Sahiplenme Bağlamında Türkiye-Ürdün İş Birliği: Üniversite Gençleriyle Diyalog" konulu söyleşide Petra Üniversitesi'nin öğrencileri ve akademisyenleriyle buluştuklarını aktaran Oktay, şunları kaydetti:

"Bölgesel ve küresel alanda yaşanan gelişmeleri değerlendirerek iki kardeş ülke arasındaki ilişkileri, geleceğimize dair ortak hedef ve umutlarımızı ele aldık. Gençlerimizle kurduğumuz bu diyalogların, Türkiye-Ürdün ilişkilerine yeni ufuklar açacağına inanıyorum."

Kaynak: AA / Turgut Alp Boyraz TBMM Dışişleri Komisyonu Fuat Oktay Türkiye Ekonomi Ürdün