Washington ve Tahran hattındaki gerilim, ABD Başkanı Donald Trump'ın ortaya attığı müzakere iddiaları ve İran kanadından gelen zehir zemberek açıklamalarla yeni bir boyuta taşındı. İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, Trump'ın son dönemde sıkça dile getirdiği 'İranlı yetkililerle görüşüyoruz' yönündeki beyanatlarını sert bir dille eleştirerek, bu ifadelerin gerçeği yansıtmadığını vurguladı.
Sözcü Zülfikari, Beyaz Saray yönetiminin kendi iç kamuoyuna yönelik bir algı operasyonu yürüttüğünü belirterek, Trump’ın içine düştüğü diplomatik çıkmazı gizlemek için asılsız iddialara sarıldığını öne sürdü. Zülfikari, yaptığı basın açıklamasında doğrudan ABD Başkanı'na seslenerek, "İç çatışmalarınızın ve siyasi açmazlarınızın seviyesi, artık kendi kendinizle müzakere etme noktasına mı ulaştı?" sorusunu yöneltti. Bu çıkış, Trump’ın İran ile gizli görüşmeler yürütüldüğüne dair iddialarına karşı Tahran'ın en net yanıtlarından biri olarak kayıtlara geçti.

Diplomatik çevrelerde büyük yankı uyandıran açıklamada Zülfikari, ABD'nin yürüttüğü 'maksimum baskı' politikasının iflas ettiğini savundu. Trump yönetiminin başarısızlıklarını örtbas etmek amacıyla 'anlaşma' söylemine sığındığını ifade eden İranlı sözcü, "Başarısızlığınızı bir anlaşma olarak adlandırmaktan vazgeçin. Verdiğiniz vaatlerin ve uyguladığınız tehditlerin artık bir sonu geldi. Bizim tavrımız sürecin en başından beri son derece nettir ve bu çizgide bir sapma söz konusu değildir. Bizim temsil ettiğimiz irade, sizin gibi bir yönetimle ne bugün ne de gelecekte asla bir masaya oturmayacaktır" dedi.
Bölgedeki enerji dengeleri ve küresel petrol piyasasına dair de çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Zülfikari, mevcut ekonomik düzensizliğin ancak İran’ın stratejik çıkarları korunduğunda normale dönebileceğini belirtti. Petrol fiyatlarının istikrara kavuşmasının, Washington'un İran halkına yönelik düşmanca tavırlarından tamamen vazgeçmesine bağlı olduğunu dile getiren Sözcü, "Bu normalleşme, ancak İran halkına karşı harekete geçme ve baskı uygulama düşüncesi o kirli zihinlerinizden tamamen silindiğinde mümkün olacaktır" ifadelerini kullandı.
Donald Trump, daha önce yaptığı açıklamalarda İran’ın üst düzey kadrolarının ciddi kayıplar verdiğini iddia etmiş ve Tahran'ın çaresizlik içinde bir anlaşma yapmak istediğini savunmuştu. Trump, "İran'da doğru kişilerle temas halindeyiz ve bir anlaşma yapmak istiyorlar. Ne kadar çok istediklerini tahmin bile edemezsiniz. Önümüzdeki süreçte neler olacağını hep birlikte göreceğiz" diyerek diplomatik bir kapı araladığını ima etmişti. Ancak Tahran'dan gelen bu son yanıt, iki ülke arasındaki köprülerin tamamen atıldığını ve yakın vadede bir uzlaşı ihtimalinin bulunmadığını bir kez daha teyit etti.
Sözcü Zülfikari'nin açıklamaları, sadece bir reddiye değil, aynı zamanda ABD'nin bölgedeki varlığına ve politikalarına yönelik kapsamlı bir meydan okuma olarak nitelendiriliyor. İran yönetiminin, Trump gibi bir figürle hiçbir şart altında müzakere yürütmeyeceğini yinelemesi, Orta Doğu'daki jeopolitik gerginliğin bir süre daha tırmanmaya devam edeceğine işaret ediyor. Tahran, uluslararası topluma verdiği mesajda, tehdit ve yaptırımlar altında yapılacak herhangi bir görüşmeyi peşinen reddettiğini resmen duyurmuş oldu.