Türkiye ile Kazakistan arasındaki köklü ve stratejik bağlar, Kazakistan'ın başkenti Astana’da düzenlenen üst düzey zirveyle yeni bir boyuta taşındı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Kazakistan Başbakanı Oljas Bektenov, Karma Ekonomik Komisyonu’nun (KEK) 14’üncü Dönem toplantısında bir araya gelerek, iki ülkenin gelecekteki ticari ve ekonomik yol haritasını belirleyen kritik protokollere imza attılar. Toplantı sonucunda imzalanan 67 maddelik eylem planı, ticaretten enerjiye, eğitimden ulaştırmaya kadar geniş bir yelpazede iş birliğini öngörüyor.
Toplantı sırasında yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, iki ülke arasındaki ilişkilerin sadece duygusal bir kardeşlikten ibaret olmadığını, aynı zamanda rasyonel ve çok boyutlu bir ekonomik ortaklığa dönüştüğünü vurguladı. Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileterek başladığı sözlerinde, Ankara ve Astana arasındaki vizyon birliğinin Türk dünyasının refahına doğrudan katkı sunduğunu ifade etti. Bu kapsamda, Mayıs ayında düzenlenecek Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi (YDSK) altıncı toplantısının, mevcut ortaklığı perçinleyecek bir sonraki büyük adım olacağı belirtildi.

Ekonomik verilere dair önemli değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, Türkiye ekonomisinin küresel zorluklara ve jeopolitik risklere rağmen 22 çeyrektir kesintisiz büyüme sergilediğini hatırlattı. Türkiye'nin 2025 yılında 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaşmasının beklendiğini kaydeden Yılmaz, Kazakistan’ın da benzer şekilde istikrarlı bir büyüme grafiği çizdiğini ifade etti. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 10 milyar dolar seviyesine ulaşarak rekor kırdığını belirten Yılmaz, yeni hedefin ise liderler tarafından belirlenen 15 milyar dolar barajını bir an önce aşmak olduğunu dile getirdi. Bu hedef doğrultusunda gümrük süreçlerinin hızlandırılması ve yatırımcıların önündeki bürokratik engellerin kaldırılması gerektiğine dikkat çekildi.
Lojistik ve ulaştırma alanında "Orta Koridor" stratejisine özel bir parantez açan Yılmaz, küresel tedarik zincirlerindeki kırılmaların bu güzergahı bir seçenekten ziyade zorunluluk haline getirdiğini savundu. Kuzey ve Güney koridorlarındaki belirsizliklerin aksine, Türkiye ve Kazakistan’ın merkezinde bulunduğu Orta Koridor'un, Avrasya’nın en güvenli ve sürdürülebilir ticaret hattı olduğu vurgulandı. Yılmaz, bu hattın modernizasyonu ve dijitalleşmesi için ortak çalışmaların hız kesmeden devam edeceğini belirtti. Ayrıca, Türk müteahhitlik sektörünün Kazakistan’da bugüne kadar 30 milyar doları aşan 541 projeyi başarıyla tamamladığı ve yeni kalkınma hamlelerinde de rol almaya hazır oldukları ifade edildi.
Enerji sektörü de toplantının en önemli gündem maddelerinden biriydi. Kazakistan'ın sahip olduğu zengin doğal kaynakların, Batı pazarlarına güvenli bir şekilde ulaştırılmasında Türkiye'nin kilit rolü bir kez daha teyit edildi. BOTAŞ ve TPAO gibi milli kuruluşların Kazakistan’daki arama, üretim ve taşıma faaliyetlerine dahil olmaya istekli olduklarını belirten Yılmaz, Kazak petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan hattı üzerinden sevkiyatının artırılması için teknik desteğin tam olduğunu söyledi. Eğitim alanında ise Türkiye Maarif Vakfı’nın Kazakistan’daki faaliyetlerinin genişletilmesi ve 13 binden fazla Kazak öğrencinin Türkiye’deki eğitim hayatının iki toplum arasındaki kültürel köprüleri sağlamlaştırdığı ifade edildi.
Son olarak, bir önceki dönem planlanan maddelerin hayata geçirilme oranının yüzde 47’de kalmasına dikkat çeken Yılmaz, yeni imzalanan 67 maddelik eylem planı için daha sıkı bir takip mekanizması kurulması çağrısında bulundu. Bürokrasinin hızlandırılması ve somut projelerin zamanında tamamlanmasıyla Türkiye-Kazakistan ortaklığının yeni başarı hikayelerine imza atması bekleniyor.