Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, ABD/İsrail-İran savaşına ilişkin açıklamalarda bulundu. Arıkan, konuşmasında bölgedeki gelişmelerin ne uzaktan izlenecek bir kriz ne de başkalarının planlarına bırakılacak bir süreç olduğunu vurguladı.
Arıkan, ABD Başkanı Trump'ın İran'daki enerji tesislerine yönelik saldırıları erteleme kararını değerlendirdi. ''Trump sen kim oluyorsun, sen kime süre veriyorsun? Ey Trump, bugünler iyi günlerin, yakında kaçacak delik bile bulamayacaksın. Senin bu açıklamaların köşeye sıkışmanın verdiği çaresizlikle zaman kazanma çabasından başka bir şey değildir. Niye, çünkü Washington'daki hesap Tahran'da tutmadı. Bölgedeki üsleriniz tarumar oldu. O çok güvendiğiniz Demir Kubbe'ler bugün kevgire döndü. Hürmüz'ün sularında hepiniz boğulacaksınız'' ifadelerini kullandı.
İsrail'in yoğun bombardıman altında tuttuğu Lübnan, İran Büyükelçisi'ni istenmeyen kişi ilan etti ve ülkeyi terk etmesini istedi. Lübnan'da çıkacak bir iç savaş, sadece Lübnan ile sınırlı kalmayacaktır. Suriye böyle bir tablo karşısında kayıtsız kalmayacaktır. Suriye'nin dahil olduğu bir denklemde İran da bu ateşin içerisine girecektir. Bu zincirleme reaksiyon, Amerika ve İsrail'in körüklemesiyle bölgemizde yeni bir mezhep savaşının kapısını aralayacaktır.
Arıkan, ayrıca İslam dünyasının savaşa yaklaşımını, akıl, feraset ve tarihi sorumluluk ile okumasını ve D-8'in harekete geçirilmesi gerektiğini ekledi. ''D-8'i harekete geçirmek başta olmak üzere, bölgede ülkemizin omuzlarında ağır ve tarihi sorumluluklar vardır. Türkiye, sıradan bir ülke değildir. Türkiye krizi doğru okuyabilen, doğru yerde konumlanabilen, doğru işi yapma kapasitesine sahip, öncü bir ülke olmak zorundadır'' dedi.
Ben bu çerçevede 7 Ekim 2023'ten bu tarafa Gazze'de yaşanan insanlık dramının ilk gününden ve İran'a saldırılar başladığı günden itibaren ülkemizdeki toplumsal hassasiyetin oluşmasına katkı sunan liderlerden MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye teşekkür ediyorum. İran ile ilgili gelişmelerin başladığı ilk günden itibaren etnik ve mezhep temelli gerilimlerin oluşmaması için mesajlar veren Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür ediyorum.
İnanıyoruz ki gerilimlerin arttığı böylesi hassas dönemlerde itidal ve ortak akıl her zamankinden daha büyük bir önem taşımaktadır. Fakat böylesi önemli bir dönemde asla kabul edemeyeceğimiz gelişmelere de şahitlik ediyoruz. Mesela Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Riyad'da imza attığı bildirge tarihe utanç vesikası olarak geçmiştir. Mesela ABD ve İsrail bölgeyi kan gölüne çevirirken tüm faturayı İran'a kesmek ne devlet ciddiyetine ne de bölge gerçeklerine sığar.
Arıkan, ayrıca, Çanakkale ve İstanbul Boğazı'nın statükosunun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi ve Kanal İstanbul projesinden vazgeçilmesi çağrısında bulundu.