Pentagon'da Deprem: ABD Donanma Sekreteri John Phelan Görevinden Ayrıldı

Pentagon'da Deprem: ABD Donanma Sekreteri John Phelan Görevinden Ayrıldı

Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı (Pentagon), ülke savunma hiyerarşisinin en kritik noktalarından birinde önemli bir değişikliğe gidildiğini duyurdu. Donanma Sekreteri John Phelan'ın görevinden ayrıldığı resmi kanallar aracılığıyla ilan edildi. Pentagon Sözcüsü Sean Parnell tarafından yapılan açıklamada, Phelan'ın ayrılık kararının derhal uygulamaya konulduğu belirtildi. Ancak, böylesine üst düzey bir yetkilinin görevden ayrılma gerekçesine dair henüz resmi bir açıklama yapılmaması, başkent Washington'da çeşitli spekülasyonlara yol açtı.

Pentagon'da Deprem: ABD Donanma Sekreteri John Phelan Görevinden Ayrıldı

Görevden ayrılan John Phelan'ın yerine, Deniz Kuvvetleri Müsteşarı Hung Cao vekaleten Donanma Sekreteri olarak atandı. Parnell, sosyal medya üzerinden yaptığı bilgilendirmede, Phelan'ın hizmetlerinden dolayı teşekkürlerini ileterek kendisine kariyerinin sonraki aşamalarında başarılar diledi. Bu ani görev değişimi, ABD Donanması'nın küresel ölçekte operasyonel yoğunluğunun arttığı bir döneme denk gelmesiyle dikkat çekiyor.

ABD Donanma Sekreteri, Amerikan savunma yapısı içerisinde deniz kuvvetlerinin en üst düzey sivil yetkilisi konumunda bulunuyor. Doğrudan Savunma Bakanı'na bağlı olarak çalışan bu makam, donanmanın uzun vadeli stratejilerini belirlemek, modernizasyon projelerini yönetmek ve operasyonel öncelikleri koordine etmekle yükümlü. Ayrıca, donanmanın devasa yıllık bütçesini hazırlayarak Kongre'ye sunmak ve bu kaynakların siyasi önceliklere göre dağılımını denetlemek de sekreterin asli görevleri arasında yer alıyor. Başkan tarafından atanan ve Senato onayına tabi olan bu makamda yaşanan boşluk, Pentagon'un komuta kademesindeki değişim rüzgarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Phelan'ın ayrılışı, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in Ocak 2025'te göreve başlamasından bu yana askeri bürokraside gerçekleştirdiği radikal revizyonların sonuncusu oldu. Hegseth, göreve geldiği andan itibaren Deniz Kuvvetleri Harekat Komutanı ve Hava Kuvvetleri Kurmay Başkan Yardımcısı da dahil olmak üzere 10'dan fazla üst düzey yetkiliyi görevden aldı. Geçtiğimiz haftalarda Kara Kuvvetleri Komutanı Randy George'un da istifasının istenmesi, bakanlığın liderlik kadrosunda kapsamlı bir dönüşüm yaşandığını gösteriyor. Korgeneral David Hodne ve Tümgeneral William Green gibi isimlerin de yakın zamanda görevden alınması, bu sürecin bir tesadüf olmadığını kanıtlar nitelikte.

Phelan’ın yerine vekaleten gelen Hung Cao ise askeri geçmişi ve siyasi bağlantılarıyla tanınan bir isim. 25 yıl boyunca aktif olarak ABD Donanması'nda görev yapan Cao, 2024 yılında Başkan Donald Trump'ın güçlü desteğini alarak Virginia'dan Senato üyeliği için yarışmıştı. Her ne kadar Demokrat rakibi Tim Kaine'e karşı seçimi kaybetmiş olsa da, Trump yönetimine olan yakınlığı ve Ekim 2025'te Donanma Müsteşarlığına getirilmesi, onu Pentagon içindeki kilit figürlerden biri haline getirdi. Sivil bir geçmişe sahip olan ve Mart 2025'te göreve atanan Phelan'ın aksine Cao, donanma içerisinden gelen bir isim olarak öne çıkıyor.

Bu üst düzey istifa, ABD'nin dış politikada ve deniz güvenliğinde zorlu bir sınavdan geçtiği sırada yaşandı. 28 Şubat'ta başlayan gerginliğin ardından 8 Nisan'da ilan edilen ateşkes sürecine rağmen, Başkan Trump'ın İran limanlarına yönelik deniz ablukasını sürdürme kararı bölgedeki tansiyonu yüksek tutuyor. Özellikle küresel enerji sevkiyatının kalbi sayılan Hürmüz Boğazı'nda İran'ın iki gemiye el koyması, Donanma Sekreterliği makamının stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, yönetimin mevcut deniz ablukasından memnun olduğunu ve İran'ın zayıflatılması stratejisinin kararlılıkla süreceğini vurguladı.

Sonuç olarak, John Phelan'ın gidişi sadece bir personel değişimi değil, aynı zamanda Pentagon'un yeni dönem savunma vizyonunun ve komuta yapısının yeniden şekillenmesinin bir yansıması olarak görülüyor. Vekaleten göreve gelen Hung Cao'nun, bu gerilimli atmosferde donanmanın modernizasyon ve operasyonel hazırlık süreçlerini nasıl yöneteceği merak konusu olmaya devam ediyor.