Pekin'den Orta Doğu Barışı İçin Stratejik Hamle: Büyükelçi Jiang'dan 'Adalet ve Diplomasi' Vurgusu

Pekin'den Orta Doğu Barışı İçin Stratejik Hamle: Büyükelçi Jiang'dan 'Adalet ve Diplomasi' Vurgusu

Küresel siyasetin derin bir dönüşümden geçtiği ve jeopolitik gerilimlerin tırmandığı bir dönemde, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Orta Doğu'nun geleceğine dair kritik açıklamalarda bulundu. Dünyanın yeni bir çalkantı dönemine girdiğini ifade eden Jiang, özellikle bölgesel krizlerin iç içe geçtiği Orta Doğu'da barışın ancak adalet ve hakkaniyet temelinde inşa edilebileceğini savundu. Uzun yıllardır savaş ve zorunlu göçlerle boğuşan bölgenin, son dönemde alevlenen çatışmalarla endişe verici bir boyuta ulaştığını belirten Büyükelçi, Çin'in bu süreçte hiçbir zaman pasif bir gözlemci kalmadığını, aksine sorumlu bir büyük güç olarak çözümün parçası olmaya odaklandığını vurguladı.

Çin'in bölgedeki stratejik ortaklıklarını hatırlatan Jiang Xuebin, Pekin yönetiminin çatışmaların sona ermesi ve refahın artırılması yönünde yapıcı bir rol üstlendiğini dile getirdi. Büyükelçiye göre, tarihin defalarca kanıtladığı üzere, askeri müdahaleler ve güç kullanımı kronikleşmiş sorunları çözmekte yetersiz kalmaktadır. Gerçek ve sürdürülebilir çözümün ancak diplomasi masasında mümkün olduğunu ifade eden Jiang, Çin'in öncülüğünde BM Güvenlik Konseyi'nde kabul edilen Gazze'de ateşkes kararına ve Suudi Arabistan ile İran arasındaki tarihi uzlaşmaya dikkat çekti. Bu girişimlerin bölgede bir 'uzlaşı dalgası' başlattığını söyleyen Büyükelçi, barışın ancak karşılıklı saygı ve irade ile korunabileceğini belirtti.

Orta Doğu'daki temel sorunların merkezinde Filistin meselesinin yer aldığını hatırlatan Büyükelçi Jiang, 'İki devletli çözüm' modelinin yegane çıkış yolu olduğunu savundu. Filistin halkının meşru haklarını geri kazanma mücadelesine en başından beri destek verdiklerini belirten Jiang, Pekin Deklarasyonu ile 14 Filistinli grubun bir araya gelmesinin ulusal birlik yolunda devrim niteliğinde bir adım olduğunu ifade etti. Çin'in, Filistin meselesinin kapsamlı ve kalıcı bir çözüme kavuşturulması için uluslararası toplumla eşgüdümlü çalışmaya devam edeceğini söyleyen Jiang, adaletin sağlanmadığı bir sistemin istikrar getirmeyeceği uyarısında bulundu.

Bölgesel güvenlik mimarisine yönelik eleştirilerini de dile getiren Jiang, özellikle İran ve Körfez ülkelerinin egemenlik haklarına saygı gösterilmesinin önemine değindi. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin yetkisi olmaksızın gerçekleştirdiği askeri operasyonların uluslararası hukuk normlarını açıkça ihlal ettiğini savunan Büyükelçi, 'Güçlü olmak haklı olmak değildir' diyerek tek taraflı müdahalelerin küresel düzene zarar verdiğini belirtti. Sivil nükleer tesislere yönelik saldırı tehditlerinin ve baskı politikalarının, Küresel Güney ülkelerinin enerji haklarını baltaladığını ve nükleer silahların yayılmasını önleme rejimini zayıflattığını ifade etti.

Son olarak Çin ve Türkiye arasındaki stratejik iş birliğine vurgu yapan Jiang Xuebin, her iki ülkenin de çok taraflılık ilkesini benimsediğini ve pek çok bölgesel konuda ortak bir vizyona sahip olduğunu söyledi. Türkiye'nin barışın tesisi için sergilediği itidalli tutumu takdirle karşıladıklarını belirten Büyükelçi, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılına girerken, liderler düzeyindeki mutabakatların hayata geçirilmesi için kararlı olduklarını ifade etti. Çin'in, Türkiye ile birlikte çok taraflı platformlarda koordinasyonu güçlendirerek, Orta Doğu'daki krizlerin siyasi yollarla çözülmesi ve yeni bir güvenlik mimarisinin inşası için köprü rolü üstlenmeye hazır olduğu mesajını verdi.