PANKOBİRLİK Başkanı Erkoyuncu'dan Konya Ovası İçin Kritik Uyarı: 'Yağışlar Umut Verici Ama Su Krizi Kapıda'

PANKOBİRLİK Başkanı Erkoyuncu'dan Konya Ovası İçin Kritik Uyarı: 'Yağışlar Umut Verici Ama Su Krizi Kapıda'

PANKOBİRLİK Genel Başkanı ve Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Erkoyuncu, 2026 üretim sezonu kapsamında Konya Ovası’ndaki tarımsal gidişatı ve iklimsel verileri masaya yatırdı. Bölgenin aldığı yağışların üretici nezdinde büyük bir memnuniyet yarattığını belirten Erkoyuncu, buna rağmen tarımsal sürdürülebilirliğin önündeki en büyük engelin hala su yetersizliği ve fahiş girdi maliyetleri olduğunu vurguladı. Konya’nın Türkiye’nin tahıl ambarı olma özelliğini koruyabilmesi için kısa vadeli çözümlerden ziyade, kalıcı ve yapısal reformlara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

PANKOBİRLİK Başkanı Erkoyuncu'dan Konya Ovası İçin Kritik Uyarı: 'Yağışlar Umut Verici Ama Su Krizi Kapıda'

Yağış rejiminin tarımsal üretim üzerindeki doğrudan etkilerine değinen Erkoyuncu, özellikle kış aylarında toprağa düşen karın hububat gelişimi için hayati bir önem taşıdığını hatırlattı. Kar yağışının sadece bir nem kaynağı olmadığını, aynı zamanda doğal bir yalıtım tabakası görevi görerek bitkiyi don riskine karşı koruduğunu belirten Başkan, “Kar eridiğinde toprağın en derin katmanlarına kadar süzülüyor. Bu durum hem yeraltı sularını besliyor hem de topraktaki biyolojik dengenin korunmasına yardımcı oluyor. Ayrıca kışın sert geçmesi, tarımsal zararlıların ve hastalıkların popülasyonunu azaltarak bahar döneminde daha sağlıklı bir gelişim süreci sağlıyor. Ancak tüm bu olumlu gelişmelere rağmen, yıllık toplam yağış miktarımız hala bölgenin ihtiyacının altında seyretmektedir” dedi.

Üreticilerin en büyük sorununun sadece iklimsel koşullar olmadığını dile getiren Erkoyuncu, küresel jeopolitik gerilimlerin Türkiye tarımı üzerindeki yansımalarına dikkat çekti. Özellikle gübre ve mazot fiyatlarındaki artışın çiftçiyi zor bir tercihe zorladığını belirten Erkoyuncu, şu ifadeleri kullandı: “Dünya genelinde yaşanan çatışmalar, özellikle gübre ham maddesine erişimi zorlaştırıyor. Türkiye, gübre üretiminde dışa bağımlı bir ülke olduğu için küresel fiyat artışlarından doğrudan etkileniyor. Bu durum, çiftçimizin tarlaya attığı gübre miktarını azaltmasına neden olabilir. Gübre kullanımının düşmesi ise kaçınılmaz olarak verim ve kalite kaybı demektir. Eğer bugün üreticiye yeterli destek sağlanmazsa, yarın bu durum son tüketiciye gıda enflasyonu olarak geri dönecektir.”

Konya Ovası'nın yeraltı suyu rezervlerinin hızla tükenmesine de parmak basan Erkoyuncu, dış havzalardan su getirilmesi projelerinin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini savundu. Ovanın su ihtiyacının büyük bir kısmının hala yeraltı kaynaklarından karşılandığını, ancak bu kaynakların sınırsız olmadığını hatırlattı. Ermenek Çayı, Manavgat Çayı ve Beyşehir Gölü gibi havzalardan gelecek suyun Konya tarımı için “can simidi” olacağını belirten Başkan, “Üç yıldır Çarşamba Çayı’na su aktarılamıyor olması, durumun ciddiyetini ortaya koyuyor. Konya Ovası’nın geleceğini kurtarmak için devletimizin bu stratejik su projelerini önceliklendirmesi elzemdir” diye konuştu.

Son olarak tarımsal sigortanın (TARSİM) önemine vurgu yapan Erkoyuncu, iklim değişikliğinin yarattığı belirsizliklere karşı üreticinin kendini güvence altına alması gerektiğini söyledi. Dolu, sel, yangın ve kuraklık gibi doğal afetlerin bir yıllık emeği bir günde yok edebileceğini belirten Erkoyuncu, devlet destekli sigorta primlerinden tüm çiftçilerin faydalanması gerektiğini ifade etti. Sürdürülebilir bir tarım politikası için devlet sübvansiyonlarının zamanlamasının ve miktarının üreticinin nakit akışına uygun şekilde düzenlenmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.