Orta Doğu'da bölgesel bir savaşa dönüşme riski taşıyan İsrail-İran gerilimi, Amerika Birleşik Devletleri'nin de askeri desteğiyle 30. gününe girdi. Taraflar arasındaki karşılıklı yıpratma savaşı, İsrail'in İran'daki altyapı ve sanayi noktalarına yönelik operasyonlarının ardından yeni bir safhaya taşındı. Bir aydır süregelen yoğun çatışma ortamı, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun İsrail'in ekonomik kalbi niteliğindeki sanayi bölgelerine yönelik gerçekleştirdiği geniş kapsamlı misilleme saldırısıyla daha da derinleşti.
Tahran yönetiminden yapılan açıklamalarda, saldırının doğrudan İsrail'in lojistik ve endüstriyel kapasitesini hedef aldığı belirtildi. İran topraklarından fırlatılan balistik füzelerin, İsrail'in güney kesiminde yer alan ve ülkenin üretim gücü açısından kritik önem taşıyan tesisleri hedef aldığı rapor edildi. Özellikle Beerşeba kenti ve çevresinde yoğunlaşan patlamalar, bölgedeki stratejik noktaların ağır hasar aldığına işaret ediyor. Saha kaynakları, saldırı anından itibaren gökyüzünü kaplayan yoğun dumanların kilometrelerce uzaklıktan görülebildiğini aktardı.
Uluslararası haber ajanslarına yansıyan bilgilere göre, İran'ın bu saldırı dalgasındaki en stratejik hedefi Beerşeba yakınlarındaki devasa bir sanayi kompleksi oldu. Kompleks içerisinde yer alan bir kimya fabrikasının doğrudan isabet aldığı ve tesiste büyük çaplı bir yangın çıktığı bildirildi. Kimyasal maddelerin tutuşmasıyla yükselen alevler ve potansiyel sızıntı riski, çevre yerleşim yerlerinde büyük paniğe yol açarken, İsrail sivil savunma ekiplerinin bölgedeki tahliye protokollerini devreye soktuğu belirtiliyor. Kimya fabrikasının vurulması, savaşın sadece askeri hedeflerle sınırlı kalmayıp, endüstriyel felaketlere yol açabilecek bir boyuta ulaştığını gözler önüne seriyor.
Saldırıların menzili sadece Beerşeba ile kısıtlı kalmadı. İran tarafından fırlatılan roket ve balistik füzelerin; İsrail'in nükleer araştırma tesislerine ev sahipliği yapan Dimona bölgesi ve ekonomik merkez Tel Aviv'in dış mahallelerini de içeren geniş bir alanı kapsadığı bildirildi. En az üç farklı noktada eş zamanlı patlamaların kaydedildiği, İsrail hava savunma sistemlerinin birçok füzeyi imha etmesine rağmen bazı mühimmatların hedeflere ulaştığı ifade edildi. Bu durum, bölgedeki hava savunma şemsiyesinin yoğun füze saldırıları altındaki direncinin de tartışılmasına neden oldu.
Askeri stratejistler, İran'ın bu hamlesini, İsrail'in teknolojik ve ekonomik üstünlüğüne doğrudan bir darbe vurma girişimi olarak nitelendiriyor. Tarafların sivil ve sanayi altyapılarını hedef almaya başlaması, çatışmaların kontrolsüz bir şekilde genişleme ihtimalini artırıyor. Birleşmiş Milletler ve bölge ülkeleri, gerilimin düşürülmesi için itidal çağrılarını yinelerken, sahada devam eden sıcak temaslar diplomatik çözüm umutlarını gölgelemeye devam ediyor. Önümüzdeki günlerde, İsrail'in bu ağır misillemeye nasıl bir yanıt vereceği, krizin küresel enerji ve ticaret yolları üzerindeki etkisini belirleyecek en önemli faktör olacak.