Küresel siyaset arenasında dengeleri değiştirecek nitelikte bir diplomatik hareketlilik yaşanıyor. Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin, İran ile tırmanan askeri ve siyasi gerilimi düşürmek, diyalog kanallarını yeniden canlandırmak amacıyla Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bölge ülkeleriyle temasa geçtiği iddia edildi. Washington'ın bu stratejik hamlesinin arkasında, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf arasında üst düzey bir görüşme organize etme arzusunun yattığı belirtiliyor.

Uluslararası basında geniş yankı uyandıran bu gelişme, Al Monitor’den Ezgi Akın’ın özel haberine dayandırıldı. Habere göre, Türk diplomatik kaynakları ABD yönetiminin Vance ve Kalibaf arasında bir köprü kurulması yönündeki talebini doğruladı. Türkiye'nin hem Washington hem de Tahran ile yürüttüğü dengeli politika, Ankara'yı bu zorlu süreçte en güvenilir kolaylaştırıcı aktörlerden biri haline getiriyor. Söz konusu temasların, bölgesel istikrarı korumak adına Türkiye, Mısır ve Pakistan gibi stratejik ortaklar üzerinden koordine edilmesinin planlandığı ifade ediliyor.
Henüz Tahran yönetiminden bu davete yönelik resmi bir onay gelmiş olmasa da, diplomatik kulislerde görüşmenin yeri ve zamanı üzerine senaryolar üretilmeye başlandı. Özellikle Amerikan medyasının önde gelen mecralarından Axios, arabulucu ülkelerin bu kritik zirveyi bu hafta içinde Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirmek için yoğun bir mesai harcadığını yazdı. İslamabad’ın seçilmesinin arkasında, taraflar için tarafsız bir zemin sunma amacı güdüldüğü düşünülüyor.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyon hazırlıklarını geçici olarak askıya alması, diplomasiye tanınan şansın somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Trump, daha önce İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını artırması durumunda enerji altyapısını hedef alacaklarını sert bir dille ifade etmişti. Ancak son yaptığı açıklamada, iki ülke arasında son 48 saatte "verimli ve yapıcı" temaslar yaşandığını vurgulayan Trump, askeri harekat planlarını 5 gün süreyle ertelediğini duyurdu. Bu süre zarfında yapılacak görüşmelerin, bölgedeki savaş tamtamlarının durup durmayacağını belirleyeceği öngörülüyor.
Türkiye’nin bu süreçteki rolü sadece bir mesaj taşıyıcısı olmanın çok ötesinde değerlendiriliyor. Ankara, bölgedeki istikrarın bozulmasının doğrudan kendi ulusal güvenliğini ve ekonomik çıkarlarını tehdit edeceğinin bilinciyle hareket ediyor. Diplomatik kaynaklar, Türkiye’nin bu süreçte taraflar arasında güven artırıcı önlemler önerdiğini ve krizin bir çatışmaya dönüşmeden diplomatik yollarla çözülmesi için ağırlığını koyduğunu ifade ediyor. Uluslararası kamuoyu, İslamabad’da gerçekleşmesi muhtemel olan bu tarihi buluşmanın, Orta Doğu’da yeni bir barış döneminin kapısını aralayıp aralamayacağını merakla bekliyor.