Türkiye’nin popüler müzik ve oyunculuk dünyasındaki en başarılı isimlerinden biri olan Oğuzhan Koç, Efe Uygaç’ın moderatörlüğünü üstlendiği 'Efe Show' programına konuk olarak, sanat hayatının bilinmeyenlerine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bursa’da mütevazı bir çocukluk geçiren ve müzik tutkusunu yerel bir çocuk korosunda şekillendiren Koç, bugün ulaştığı başarının tesadüf olmadığını, aksine çok riskli kararların bir sonucu olduğunu vurguladı. Sanatçı, özellikle eğitim hayatı ve profesyonel kariyeri arasındaki o kritik eşikte yaşadıklarını anlatırken, yakın dostu Eser Yenenler'in üzerindeki etkisini 'Eser bana okulu bıraktırdı' sözleriyle dile getirdi.

Koç’un açıklamalarına göre, sanat yolculuğu aslında Bursa'daki okul yıllarına ve orada kurulan sarsılmaz dostluklara dayanıyor. İbrahim Büyükak ve Eser Yenenler ile birlikte henüz birer gençken kurdukları 'İstanbul’u fethetme' hayalleri, zamanla gerçeğe dönüşmüş. Ancak bu süreçte en büyük kırılma noktası, Oğuzhan Koç’un İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi'ndeki öğrencilik yıllarında yaşanmış. Koç, o dönemde içinde bulunduğu akademik hayatı ve müzik hayallerini şu sözlerle anlattı: 'Kariyerimde aldığım bütün riskli kararları almamı sağlayan yegane kişi Eser Yenenler'dir. Ben İzmir'de düzenli bir öğrencilik hayatı sürerken, Eser bana gelip; okulu bırakmamı, İstanbul’a taşınmamı, yeniden sınava girip burada müzik üzerine bir hayat kurmamı söyledi. O yaşta bir genç için imkansız görünen bu radikal kararı onun cesaretlendirmesiyle aldım.'
İstanbul’a geliş süreciyle birlikte hayatının bambaşka bir rotaya girdiğini belirten Oğuzhan Koç, BKM Mutfak ekibine dahil oluşunu ve Yılmaz Erdoğan ile tanışma hikayesini de izleyicilerle paylaştı. Eser Yenenler'in aracılığıyla usta sanatçı Yılmaz Erdoğan ile tanışan Koç, başlangıçta sadece müzik yapmak isterken kendisini bir anda skeç yazarken bulduğunu ifade etti. 'Yılmaz abiyle tanıştıktan sonra bir baktım ki her hafta yeni bir şeyler kaleme alıyorum. Sonrasında bu yazdıklarımızı oynamamız gerektiğini söylediler. Oyunculuk başta planlarımda yoktu ama hem süreç çok keyifliydi hem de getirisi o dönem için oldukça tatmin ediciydi' diyerek oyunculuk kariyerinin nasıl başladığını özetledi.
Çok Güzel Hareketler Bunlar programı ile tüm Türkiye’nin tanıdığı bir isim haline gelen Koç, program sona erdikten sonra yaşadığı boşluk sürecinden de bahsetti. Belirli bir popülariteye ulaştıktan sonra kendi yollarını çizmeye çalıştıklarını belirten sanatçı, '3 Adam' markasının doğuş sürecine değindi. Televizyon kanallarına üç yakın dost olarak talk show yapma fikrini kabul ettirmek için büyük bir mücadele verdiklerini ve sonunda bu hayallerini de gerçeğe dönüştürdüklerini söyledi. Bu süreçte ekip ruhunun ve birbirlerine olan güvenlerinin başarının anahtarı olduğunu ekledi.
Müzik kariyerine odaklanma sürecinde de Eser Yenenler'in vizyoner bakış açısından faydalandığını söyleyen Oğuzhan Koç, 18 yaşında üniversiteyi bırakıp bilinmeze doğru yola çıkmanın bugün geriye dönüp baktığında ne kadar büyük bir cesaret örneği olduğunu anladığını belirtti. Koç, 'O dönemde bana imkansız gelen her şeyi Eser sayesinde yaptım. Okulu bıraktırdı bana yani; bu bir gencin hayatında verilebilecek en zor kararlardan biriydi ama bugün geldiğimiz nokta ne kadar doğru bir adım attığımızı gösteriyor' dedi. Sanatçı, profesyonel hayatında sadece yeteneğin yeterli olmadığını, doğru zamanda doğru insanlarla yol yürümenin önemini bir kez daha vurguladı.
Programın ilerleyen bölümlerinde Tolga Akış ile olan dostluklarından ve profesyonel iş birliklerinden de bahseden Oğuzhan Koç, magazin dünyasındaki yerinden ziyade sanatçı kimliği ve üretim süreciyle anılmak istediğini belirtti. Kariyerindeki her başarının arkasında sıkı bir çalışma temposu ve sadık bir dostluk halkası olduğunu ifade eden sanatçı, hayranlarına müzikal anlamda yeni sürprizlerin de yolda olduğunun müjdesini vererek sözlerini noktaladı.