Mersin'in Su Kaynaklarında Yağış Bereketi: Baraj Doluluk Oranları Kritik Seviyeleri Aşarak Yükseldi

Mersin'in Su Kaynaklarında Yağış Bereketi: Baraj Doluluk Oranları Kritik Seviyeleri Aşarak Yükseldi

Akdeniz Bölgesi'nin önemli tarım ve sanayi merkezlerinden biri olan Mersin'de, son aylarda etkili olan sağanak yağışlar su rezervlerine adeta can suyu oldu. Kentin içme suyu, tarımsal sulama ve enerji ihtiyacını karşılayan temel barajlarda doluluk oranları, kurak geçen dönemin ardından rekor artışlar kaydederek yüz güldürdü.

Mersin'in Su Kaynaklarında Yağış Bereketi: Baraj Doluluk Oranları Kritik Seviyeleri Aşarak Yükseldi

Devlet Su İşleri (DSİ) 6. Bölge Müdürlüğü tarafından paylaşılan güncel veriler, yılın ilk çeyreğinde yaşanan yağış rejiminin baraj havzalarındaki su miktarını ciddi bir ivmeyle yükselttiğini gözler önüne seriyor.

Mersin'in stratejik su depolarından biri olan Anamur ilçesindeki Alaköprü Barajı, bu yükselişin en belirgin görüldüğü tesislerin başında geliyor. Enerji üretimi ve geniş tarım arazilerinin sulanması amacıyla kullanılan barajda, Ocak ayı başında yüzde 34 olan doluluk seviyesi, Mart ayı itibarıyla yüzde 83 bandına ulaştı. Su hacmi ise kısa sürede 67 milyon metreküpe çıkarak bölgedeki üreticiler için büyük bir umut kaynağı oldu.

Tarsus ilçesinde bulunan ve kentin hem enerji hem de içme suyu gereksinimini büyük oranda karşılayan Pamukluk Barajı’nda da benzer bir tablo hakim. Yılın ilk günlerinde yüzde 53 seviyelerinde seyreden su miktarı, son periyottaki yağışlarla birlikte yüzde 78'e tırmandı. Bu artışla birlikte barajdaki aktif su hacmi 205 milyon metreküpü bularak kritik eşikleri geride bıraktı. Şehrin sanayi ve evsel su ihtiyacının yükünü taşıyan Berdan Barajı ise yüzde 33'lük düşük doluluk oranından yüzde 76'ya fırlayarak su güvenliği açısından rahat bir nefes aldırdı. Toplam verilere bakıldığında, üç ana barajın ortalama doluluk oranı Ocak ayındaki yüzde 44 seviyesinden yüzde 78’e yükseldi.

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Çevre Mühendisliği Çevre Teknolojileri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nadir Dizge, mevcut durumun memnuniyet verici olduğunu ifade ederken, uzun vadeli risklere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin su stresi altında olan bir coğrafyada yer aldığını hatırlatan Prof. Dr. Dizge, "Son yıllarda yaşanan şiddetli kuraklığın ardından barajların dolması sevindirici ancak bu durum rehavete yol açmamalıdır. Suyun her bir damlası, stratejik bir değer olarak kabul edilmeli ve maksimum verimlilikle tüketilmelidir" şeklinde konuştu.

Tarımsal sulamadan endüstriyel üretime kadar her alanda modern teknolojilerin kullanılmasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Dizge, yerel yönetimlerin ve sanayi kuruluşlarının üniversitelerle iş birliği yaparak atık su geri kazanım projelerine odaklanması gerektiğini söyledi. "Atık suları artık birer kirlilik kaynağı değil, sürdürülebilir birer su kaynağı olarak değerlendirmeliyiz. Kuraklık kapımızı tekrar çalmadan önce, ileri arıtma teknolojilerini hayata geçirmeli ve her damlanın kıymetini bilen bir yönetim anlayışını benimsemeliyiz" diyen Dizge, MEÜ bünyesinde bu alanda yürütülen inovatif çalışmaları da paylaştı.

Sonuç olarak, Mersin'in barajlarındaki bu olumlu tablo, yaklaşan yaz mevsimi öncesinde su kesintisi ve sulama sıkıntısı riskini minimize etmiş olsa da, uzmanların bilinçli tüketim çağrısı kentin su yönetim stratejisinin temelini oluşturmaya devam ediyor. Şehrin gelecekteki su arz güvenliği için hem bireysel hem de endüstriyel düzeyde tasarruf tedbirlerinin titizlikle uygulanması hayati önem taşıyor.