Kudüs'te Hasret Bitti: Mescid-i Aksa 41 Gün Sonra Kapılarını Müslümanlara Açtı

Kudüs'te Hasret Bitti: Mescid-i Aksa 41 Gün Sonra Kapılarını Müslümanlara Açtı

İşgal altındaki Doğu Kudüs’te haftalardır devam eden kısıtlamaların ardından İslam dünyası için kutsal kabul edilen Mescid-i Aksa’nın kapıları nihayet cemaate açıldı. İsrail yönetiminin, bölgedeki yüksek güvenlik riskleri ve İran’a yönelik gerçekleştirilen askeri operasyonları gerekçe göstererek tam 41 gün boyunca ibadete kapalı tuttuğu Harem-i Şerif, bugün sabah ezanıyla birlikte kapılarını Filistinli Müslümanlara açtı. İşgal altındaki Eski Şehir bölgesinde yankılanan ezan sesleriyle beraber, kutsal mabede girmek isteyen yüzlerce kişi sabahın erken saatlerinde kapılarda yoğun bir kalabalık oluşturdu.

Mescid-i Aksa’nın avlusuna 41 günlük aranın ardından ilk kez adım atan Filistinliler, mabede girer girmez büyük bir manevi coşku ve hüzün yaşadı. Kapıların açılmasıyla birlikte içeri giren kalabalık grubun büyük bir kısmı, duydukları derin özlemi ve minneti Harem-i Şerif’in avlusunda şükür secdesine kapanarak gösterdi. Birçok kişinin gözyaşlarını tutamadığı o anlar, bölgedeki tanıklar tarafından "duygu dolu bir yeniden buluşma" olarak nitelendirildi. Bilindiği üzere, kapatma sürecinin devam ettiği 6 Nisan tarihinde İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in mabede düzenlediği baskın, gerilimi zirveye tırmandırmış ve uluslararası camiada tepkiyle karşılanmıştı.

Kapatma kararı, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) İran’a yönelik 28 Şubat tarihinde başlattığı geniş kapsamlı askeri saldırılarla eş zamanlı olarak yürürlüğe konulmuştu. Bu süreçte Mescid-i Aksa adeta sessizliğe bürünmüş; içeride sadece sınırlı sayıda Kudüs İslami Vakıflar İdaresi personeli ve cami görevlilerinin namaz kılmasına müsaade edilmişti. Kudüs’te yaşayan Müslüman halk ise ibadetlerini şehrin ara sokaklarındaki küçük camilerde veya İsrail güvenlik güçlerinin kurduğu kontrol noktalarının gerisinde, sokak ortasında yerine getirmek zorunda kalmıştı. Kısıtlamalar sadece Mescid-i Aksa ile sınırlı kalmamış, Hristiyan dünyasının en kutsal mekanlarından biri olan Kıyamet Kilisesi de benzer şekilde ibadete kapatılmıştı.

Siyaset sahnesinde ise bölgedeki gerginliği düşürmeye yönelik kritik diplomatik adımlar atılmaya devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın 8 Nisan’da yaptığı sürpriz bir açıklama ile duyurduğu geçici ateşkes kararı, Mescid-i Aksa’nın yeniden açılma sürecine zemin hazırladı. Trump, Hürmüz Boğazı’nın uluslararası gemi trafiğine yeniden açılması şartıyla İran ile iki haftalık bir mutabakata varıldığını duyurdu. İran tarafı da operasyonel hedeflerine ulaştığını beyan ederek, nihai müzakerelerin yürütülmesi için Pakistan’ın başkenti İslamabad’ı adres gösterdi. Bu diplomatik süreç, bölgedeki savaş bulutlarını bir nebze dağıtırken, Kudüs’teki dini özgürlüklerin önündeki engellerin kalkmasına yardımcı oldu.

Türkiye, Mısır ve Pakistan gibi ülkelerin yoğun arabuluculuk faaliyetleri sayesinde sağlanan bu geçici sükunete rağmen, bölgedeki krizin tamamen aşıldığını söylemek güç görünüyor. İsrail hükümeti, İran ile sağlanan bu geçici mutabakatın Lübnan sınırındaki operasyonları kapsamadığını özellikle vurguladı. Nitekim ateşkes açıklamalarına rağmen İsrail ordusunun Lübnan’ın güney kesimlerine yönelik saldırıları hız kesmeden devam ediyor. Bu durum, Orta Doğu’da kalıcı bir barışın tesisi için daha katedilmesi gereken uzun bir yol olduğunu gösterirken, Mescid-i Aksa’nın 41 gün sonra yeniden cemaatiyle buluşması Filistinliler için büyük bir moral kaynağı oldu.