Türkiye’nin kuzeydoğu sınırında, stratejik bir öneme sahip olan ve Kafkaslar üzerinden Orta Asya’ya uzanan ticaret koridorunun en hayati noktalarından biri kabul edilen Sarp Sınır Kapısı’nda, Ramazan Bayramı tatili boyunca olağanüstü bir hareketlilik gözlendi. Artvin’in Kemalpaşa ilçesinde yer alan hudut kapısı, hem tatilini yurt dışında geçirmek isteyen vatandaşların hem de uluslararası taşımacılık yapan lojistik firmalarının yoğun talebiyle karşı karşıya kaldı.

Sarp Mülki İdare Amirliği tarafından paylaşılan güncel istatistikler, sınır kapısının yıllar içindeki ivmesini ve geçiş rekorlarını gözler önüne seriyor. Verilere göre, küresel pandemi döneminde ciddi bir düşüş yaşayan geçiş rakamları, kısıtlamaların kalkmasıyla birlikte hızla toparlanarak tarihi zirvelerine ulaştı. 2020 yılında toplam 1 milyon 330 bin 806 yolcu geçişi kaydedilirken, pandeminin en yoğun hissedildiği 2021 yılında bu rakam 958 bin 338’e kadar gerilemişti. Ancak 2022 yılı itibarıyla 5 milyon sınırını aşan yolcu trafiği, 2023 yılında 6 milyon 261 bin 289 kişi ile tüm zamanların rekorunu kırdı. 2024 ve 2025 yıllarında da bu yoğunluğun devam ettiği, sadece 2025 yılının belirli bir periyodunda dahi 5 milyonun üzerinde geçişin sağlandığı bildirildi.
Bayram yoğunluğu sadece yolcu terminali ile sınırlı kalmadı; uluslararası lojistik ağının en önemli halkalarından biri olan TIR taşımacılığı da Sarp’ta büyük bir yığılmaya neden oldu. Türkiye tarafında bekleyen ağır vasıtalar, Karadeniz Sahil Yolu boyunca kilometrelerce uzanan çift sıra kuyruklar oluşturdu. Gümrük işlemlerinin tamamlanmasını bekleyen araçların oluşturduğu bu kuyruk, sınır kapısından başlayarak Kemalpaşa ve Hopa ilçelerini geçti ve yaklaşık 29 kilometre mesafedeki Arhavi ilçesine kadar dayandı. Sahil şeridi boyunca park eden TIR'ların oluşturduğu manzara, bölgedeki yerel trafiği de zaman zaman aksatırken, yaşanan yoğunluk havadan görüntülenen dron kayıtlarıyla bölgedeki lojistik baskının boyutunu ortaya koydu.
Sınır kapısında yaşanan bu yoğunluğun temel nedenlerinden biri olarak, bölgesel jeopolitik gelişmeler ve alternatif güzergahlardaki aksaklıklar gösteriliyor. Özellikle Orta Doğu ve İran hattındaki siyasi gerilimler ile güvenlik sorunları, Orta Asya ve Türk Cumhuriyetleri'ne giden nakliye araçlarının rotasını Türkiye'nin kuzey hattına, yani Sarp Sınır Kapısı'na kaydırmasına yol açtı. Bu durum, zaten bayram tatili nedeniyle artan binek araç trafiğiyle birleşince, gümrük sahasındaki operasyonel kapasitenin zorlanmasına neden oldu. Geçen yıl yaklaşık 800 bin aracın geçiş yaptığı kapıda, yetkililer işlemleri hızlandırmak adına ek önlemler alsa da yoğunluğun önüne geçmek her zaman mümkün olmuyor.
Bayramı direksiyon başında, ailesinden uzakta geçirmek zorunda kalan TIR şoförleri ise yaşanan süreci sabırla karşılıyor. Yaklaşık iki yıldır İstanbul ile Azerbaycan hattında mekik dokuyan TIR şoförü Aslan Dümen, yaşadıkları zorlukları şu sözlerle dile getirdi: “Sarp Sınır Kapısı’nda bu tür yoğunluklara alışığız ancak bayram dönemlerinde durum çok daha zorlayıcı oluyor. Son dönemde İran üzerinden giden araçların, o bölgedeki olaylar nedeniyle Rusya ve Sarp güzergahını tercih etmesi yükümüzü artırdı. Biz gurbetçiler olarak bayramları yollarda kutlamaya alıştık. Park alanı yetersizliği nedeniyle Hopa ve Kemalpaşa hattında yığılmalar oluyor ve bu da bekleme sürelerimizi uzatıyor.”
Sarp Sınır Kapısı, sadece ticari bir geçiş noktası değil, aynı zamanda bölge turizmi ve ekonomisi için de can damarı niteliği taşıyor. Özellikle yaz aylarında ve dini bayramlarda yaşanan bu yoğunluk, Artvin ve çevresindeki esnaf için ekonomik bir hareketlilik yaratsa da altyapı ve lojistik yönetiminin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Uzmanlar, artan bu hacmin yönetilebilmesi için gümrük sahasındaki modernizasyon çalışmalarının ve alternatif park alanlarının genişletilmesinin kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.