İsrail'de Sular Durulmuyor: Bakan Ben-Gvir’den İran’a Karşı 'Topyekûn İmha' Çağrısı

Ortadoğu’da tansiyonun zirve yaptığı bir dönemde, İran tarafından fırlatılan balistik füzeler ve kamikaze insansız hava araçlarının hedefi olan İsrail’in güney bölgelerinde gerginlik tırmanıyor. Saldırıların ardından hasar tespit çalışmaları sürerken, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, olayın merkez üslerinden biri olan Arad kentine giderek saha incelemelerinde bulundu. Bakan Ben-Gvir, bölgedeki yıkımı ve savunma sistemlerinin performansını değerlendirdiği açıklamasında, İran’ın doğrudan müdahalesine karşı oldukça sert bir retorik kullandı.

Bakan Ben-Gvir, saldırıların boyutuna rağmen herhangi bir can kaybının yaşanmamış olmasını büyük bir şans olarak değerlendirdi. Bölgedeki yetkililerden bilgi alan Ben-Gvir, yaptığı basın açıklamasında, "Burada bugün kelimenin tam anlamıyla büyük bir mucize yaşandı. Tahran’ın bu pervasız saldırganlığına karşı verilecek tek cevap güç kullanmaktır. İranlıları sonuna kadar ezmeye ve askeri gücümüzü onlara hissettirmeye devam etmeliyiz" ifadelerini kullandı. Ben-Gvir’in bu açıklamaları, bölgedeki askeri hareketliliğin daha da şiddetlenebileceği sinyali olarak yorumlandı.

Saldırı anında yaşanan panik ve halkın güvenliği konusuna da değinen Ulusal Güvenlik Bakanı, sivil savunma protokollerinin hayati önem taşıdığını hatırlattı. İç Cephe Komutanlığı tarafından yayımlanan talimatlara harfiyen uyulması gerektiğini belirten Ben-Gvir, siren sesleri duyulduğu andan itibaren vatandaşların sığınaklara (Mamad) girmesinin can güvenliği için mutlak bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Halkın paniğe kapılmadan devletin güvenlik organlarına güvenmesi gerektiğini ifade eden bakan, Arad halkına geçmiş olsun dileklerini iletti.

Resmi makamlardan alınan bilgilere göre, Arad kentine yönelik gerçekleştirilen saldırılar sonucunda yaklaşık 80 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı. Yaralılar arasında durumu kritik olan 10 kişinin hastanelerdeki tedavilerinin sürdüğü bildirildi. Ancak yapılan son kontrollerde, saldırı kaynaklı herhangi bir can kaybı ya da kayıp vakasının bulunmadığı teyit edildi. Sağlık ekiplerinin bölgedeki yoğun mesaisi devam ederken, enkaz altında kalma ihtimaline karşı tarama faaliyetlerinin de titizlikle yürütüldüğü öğrenildi.

Bölgesel çatışmanın arka planında ise ABD ve İsrail’in İran’a yönelik kapsamlı operasyonları yatıyor. Tahran ve Washington arasındaki diplomatik kanalların açık olduğu bir dönemde, 28 Şubat tarihinde başlatılan askeri harekat, bölgedeki dengeleri tamamen değiştirdi. İran, bu hamleye karşılık olarak sadece İsrail’i değil, ABD askeri üslerine ev sahipliği yapan Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi stratejik noktaları da hedef alarak yanıt verdi. Bu durum, yerel bir çatışmanın ötesine geçerek bölgesel bir savaşa dönüşme riskini her geçen gün artırıyor.

Çatışmaların bilançosu ise her geçen gün ağırlaşıyor. ABD ve İsrail’in gerçekleştirdiği operasyonlarda, aralarında İran’ın en üst düzey dini ve siyasi otoritesi Ayetullah Ali Hamaney’in de bulunduğu çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği iddia ediliyor. İranlı kaynaklar tarafından paylaşılan verilere göre, saldırıların başlangıcından bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 1348’e ulaşırken, yaralı sayısının 17 bini geçtiği belirtiliyor. Bu rakamlar, bölgedeki insani krizin boyutlarını ve siyasi kaosun derinliğini gözler önüne seriyor.