İsrail Başbakanı Netanyahu'dan Tarihi İtiraf: "Geleceğimiz İçin En Zorlu Geceyi Yaşadık"

İsrail Başbakanı Netanyahu'dan Tarihi İtiraf: "Geleceğimiz İçin En Zorlu Geceyi Yaşadık"

Orta Doğu'da tansiyonun bir an olsun düşmediği bir dönemde, İran'ın İsrail topraklarına yönelik gerçekleştirdiği geniş kapsamlı misilleme saldırıları dengeleri tamamen değiştirdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinin karşı karşıya kaldığı bu kritik durumu değerlendirirken tarihe geçecek bir itirafta bulundu. Netanyahu, "Geleceğimiz adına verdiğimiz bu amansız mücadelede, ulus olarak son derece sancılı ve zor bir akşamı geride bıraktık" diyerek durumun ciddiyetini gözler önüne serdi.

İsrail Başbakanı Netanyahu'dan Tarihi İtiraf:

Güncelleme: İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun düğmeye bastığı "Gerçek Vaad 4" operasyonunun 73. dalgasında, İsrail'in stratejik öneme sahip Arad, Dimona, Eilat, Beerşeba ve Kiryat Gat gibi şehirleri hedef alındı.

İran tarafından yapılan resmi açıklamalarda, İsrail'in savunma kalkanlarının delindiği ve askeri tesislerin yüksek hassasiyetli füzelerle vurulduğu belirtildi. Bu saldırıların sadece İsrail topraklarıyla sınırlı kalmadığı, bölgedeki Amerikan askeri varlığının da açık hedef haline geldiği görüldü. Ali el-Salem, el-Minhad ve El Dhafra hava üslerine yönelik gerçekleştirilen Fettah, Kadir ve Emad füzeli saldırılar, Washington-Tel Aviv hattında büyük bir panik dalgasına yol açtı. İranlı kaynaklar, harekatın ilk saatlerinde 200'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini veya yaralandığını iddia ederken, İsrail kanadında ise yoğun bir sansür uygulandığı ve gerçek kayıpların gizlenmeye çalışıldığı öne sürüldü.

Netanyahu’nun açıklamaları, İsrail kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı. Gelecek adına yürütülen mücadelenin zorluklarına dikkat çeken Başbakan, saldırıların ardından bölge halkına her türlü insani ve lojistik yardımın ivedilikle ulaştırılması talimatını verdi. Ancak bu yardım çağrısının yanı sıra, askeri operasyonların dozunun artırılacağının da sinyallerini verdi. İsrail basını, artan güvenlik tehditleri nedeniyle daha önce gevşetilen önlemlerin yeniden sıkılaştırıldığını ve eğitim faaliyetlerine süresiz olarak ara verildiğini duyurdu. Bu durum, bölge halkı arasındaki tedirginliği daha da derinleştirdi.

Bu yeni çatışma dalgası, aslında 28 Şubat tarihinde başlayan ve Orta Doğu'yu adeta bir barut fıçısına çeviren olaylar silsilesinin bir parçasıdır. İsrail ve ABD’nin Tahran yönetimine karşı başlattığı askeri harekat, aralarında İran'ın ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney’in de bulunduğu çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybetmesine neden olmuştu. İran cephesinden gelen raporlara göre, o günden bu yana devam eden saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 1348'i geçerken, yaralı sayısının 17 binin üzerinde olduğu belirtiliyor. Sahadaki veriler, savaşın denklemlerinin ne kadar hızlı değiştiğini kanıtlar nitelikte.

Bölgedeki çatışma denklemi her geçen saat daha karmaşık bir hal alırken, Siyonist ordunun savunma kontrol mekanizmalarının çöktüğüne dair iddialar uluslararası kamuoyunda geniş yer buluyor. Savaşın 23. gününde gelinen nokta, taraflar arasındaki müzakere ihtimallerini neredeyse tamamen ortadan kaldırmış durumda. Netanyahu'nun "zor akşam" itirafı, bölgedeki güç dengelerinin yeniden tanımlandığı bir dönemin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Erdem Aksoy'un bildirdiğine göre, güvenlik politikaları ve uluslararası ilişkiler uzmanları, bu saldırıların ardından İsrail'in nasıl bir karşı hamle yapacağını yakından takip ediyor.