Gayrimenkul sektörünün en prestijli buluşmalarından biri olan 20. GYODER Gayrimenkul Zirvesi, sektörün geleceğine ışık tutan önemli açıklamalara ev sahipliği yaptı. Zirve kapsamında panelist olarak yer alan Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, inşaat ve gayrimenkul geliştirme süreçlerinin sadece betonarme yapılardan ibaret olmadığını vurgulayarak, sektörün sürdürülebilirliği için insan kaynağına yatırım yapmanın kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Sancak, Folkart Akademi bünyesinde hayata geçirilecek olan 'Meslek Akademisi' projesiyle sektördeki en büyük sancılardan biri olan kalifiye personel eksikliğine neşter vurmaya hazırlandıklarını duyurdu.

Sektördeki güncel gelişmeleri ve kurumsal stratejilerini paylaşan Metin Sancak, özellikle 6 Şubat depremleri sonrası inşaat kalitesinin ve denetiminin hayati öneminin bir kez daha anlaşıldığını belirtti. Bu süreçte nitelikli iş gücüne duyulan ihtiyacın zirve yaptığını dile getiren Sancak, kuracakları Meslek Akademisi ile bu boşluğu doldurmayı hedeflediklerini söyledi. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) onaylı sertifika programları sunacak olan akademi; kule vinç operatörlüğünden ağır iş makinesi kullanımına, sıva ve boya ustalığından ileri seviye teknik uzmanlıklara kadar geniş bir yelpazede eğitim verecek. Sancak, bu projede toplumsal cinsiyet eşitliğine de vurgu yaparak, katılımcıların en az yüzde 40’ının kadınlardan oluşmasını hedeflediklerini ve mezunlara istihdam garantisi noktasında destek sunacaklarını açıkladı.
Konut piyasasına dair çarpıcı veriler paylaşan Sancak, Türkiye’deki konut sahipliği oranlarındaki gerilemeye dikkat çekti. Geçmiş yıllarda yüzde 62 seviyelerinde seyreden konut sahipliği oranının, günümüzde yüzde 55-56 bandına kadar düştüğünü belirten Sancak, bu tablonun temel nedeninin finansmana erişimde yaşanan zorluklar olduğunu ifade etti. Yüksek faiz oranları ve mortgage sisteminin etkinliğini yitirmesiyle birlikte orta gelir grubunun konut alım gücünün zayıfladığını, bu durumun da sektörel daralmayı tetiklediğini sözlerine ekledi. Sancak'a göre, artan inşaat maliyetleri ve arsa payı yükseklikleri, konut fiyatlarının ulaştığı seviyelerde ana belirleyici faktörler olmaya devam ediyor.
Tüketici davranışlarındaki dönüşümü de analiz eden Metin Sancak, pandemi sonrası dönemde alıcıların artık sadece 'dört duvar' satın almadığını, bir yaşam biçimi ve güven aradığını belirtti. Günümüz tüketicisinin projenin sosyal olanaklarına, ulaşım akslarına olan yakınlığına ve geliştirici firmanın geçmişteki güvenilirliğine odaklandığını söyleyen Sancak, kararların artık çok katmanlı bir süzgeçten geçtiğini ifade etti. Bu bağlamda karma kullanımlı projelerin, yani içinde ofis, konut, ticari alan ve sosyal donatıları barındıran entegre yapıların yeni dönemin gözdesi haline geldiğini vurguladı.
Piyasadaki genel durgunluğa rağmen doğru kurgulanan projelerin karşılık bulduğunu kanıtlayan örnekler veren Sancak, İzmir Konak’ta yükselen Orion projesinin başarısına değindi. 690 konuttan oluşan projenin ilk üç gününde 340 adet satış gerçekleştirdiklerini belirten Sancak, bu başarının arkasında 'doğru lokasyon, doğru fiyat ve marka güveni' üçlüsünün yattığını söyledi. Orion’un sadece bir konut projesi değil, içinde özel hastaneden rezidanslara kadar pek çok fonksiyonu barındıran devasa bir yaşam kurgusu olduğunu hatırlattı.
Son olarak yatırımcıların alternatif arayışlarına değinen Folkart Genel Müdürü, konut fiyatlarının erişilemez noktaya geldiği durumlarda arsa yatırımının ciddi bir çıkış yolu sunduğunu belirtti. Dikili’de hayata geçirdikleri arsa projesine gösterilen yoğun ilginin, halkın gayrimenkulden kopmak istemediğinin bir kanıtı olduğunu ifade eden Sancak, kısa sürede 250 parselin satışının tamamlandığını bildirdi. Sektörün geleceğinin, değişen kullanıcı ihtiyaçlarını iyi okuyan ve toplumsal fayda üreten vizyoner projelerde olduğunu vurgulayarak konuşmasını noktaladı.