Ekonomi Yönetimine Kritik Mektup: TCMB Enflasyon Sapmasının Nedenlerini ve Yol Haritasını Açıkladı

Ekonomi Yönetimine Kritik Mektup: TCMB Enflasyon Sapmasının Nedenlerini ve Yol Haritasını Açıkladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı enflasyon verilerinin yüzde 5’lik resmi hedefin ve belirlenen belirsizlik aralığının üzerinde kalması nedeniyle hükümete yönelik bir açık mektup kaleme aldı. 1211 sayılı Merkez Bankası Kanunu'nun 42. maddesi gereğince hazırlanan bu mektup, hedeften sapmanın gerekçelerini, küresel ve yerel ekonomik dinamikleri ve önümüzdeki dönemde izlenecek para politikası stratejisini tüm detaylarıyla kamuoyuna duyurdu.

Ekonomi Yönetimine Kritik Mektup: TCMB Enflasyon Sapmasının Nedenlerini ve Yol Haritasını Açıkladı

Banka yönetimi, mektupta fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun tavizsiz bir şekilde sürdürüleceğinin altını çizdi.

Mektubun giriş bölümünde, 2024 yılının haziran ayından itibaren başarıyla başlatılan dezenflasyon sürecinin 2025 yılında da devam ettiği hatırlatıldı. Finansal koşullardaki sıkılık ve iç talepteki dengelenme adımlarının bu sürece pozitif katkı sağladığı belirtilirken, dezenflasyonun hızını kesen temel unsurlar olarak arz yönlü şoklar, fiyatlama davranışlarındaki katılık ve beklentilerin hedeflerle tam örtüşmemesi gösterildi. Küresel ölçekte enerji ve tarımsal emtia fiyatlarındaki gerilemenin yılın ilk yarısında enflasyonu desteklediği, ancak jeopolitik gerilimlerin tetiklediği maliyet baskılarının dönemsel riskler oluşturduğu ifade edildi.

Yerel dinamikler açısından bakıldığında, 2025 yılında yaşanan kuraklık ve don gibi iklimsel hadiselerin gıda fiyatları üzerinde ciddi bir yukarı yönlü baskı oluşturduğu vurgulandı. Bitkisel üretimdeki azalışın özellikle üçüncü çeyrekte enflasyon ana eğilimini bozduğuna dikkat çekilirken, bu durumun beklentiler kanalıyla süreci yavaşlattığı aktarıldı. Öte yandan, Türk lirasının sergilediği görece istikrarlı seyir sayesinde döviz kuru geçişkenliğinin geçmiş yıllara oranla çok daha sınırlı kaldığı, ancak kira ve eğitim gibi geçmiş enflasyona endeksleme alışkanlığının güçlü olduğu hizmet kalemlerinde fiyat artışlarının yüksek seyretmeye devam ettiği belirtildi.

Para politikası uygulamalarına dair kronolojik bir özet sunan TCMB, 2025 yılı boyunca alınan faiz kararlarının arka planını paylaştı. Ocak ve Mart aylarında politika faizinin 500 baz puanlık indirimle yüzde 42,5 seviyesine çekildiği, ancak finansal piyasalardaki risklerin belirmesiyle birlikte Nisan ayında politika faizinin yüzde 46’ya yükseltildiği hatırlatıldı. Takip eden dönemde enflasyonun ana eğilimindeki iyileşmeye paralel olarak kademeli faiz indirimlerine gidildiği ve 2025 yıl sonu itibarıyla politika faizinin yüzde 38 seviyesine, 2026 yılı başında ise yüzde 37’ye düşürüldüğü kaydedildi.

Mali disiplinin korunmasının dezenflasyon süreci için hayati önem taşıdığını ifade eden Merkez Bankası, bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,9 seviyesinde gerçekleşmesinin para politikasıyla güçlü bir eşgüdüm sağladığını belirtti. Makroihtiyati çerçevede ise Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarının tasfiyesi ve Türk lirası mevduat payının artırılmasına yönelik stratejilerin parasal aktarım mekanizmasını güçlendirdiği vurgulandı. Banka, enflasyon görünümünde herhangi bir bozulma emaresi görülmesi durumunda para politikası araçlarını yeniden sıkılaştırmaktan çekinmeyeceğini ve fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda tüm enstrümanların kararlılıkla kullanılacağını yineledi.