Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala, Diyarbakır’ın merkez ve çevre ilçelerinde kurulan canlı hayvan pazarlarında alışılagelmişin dışında bir hareketlilik gözleniyor. Vatandaşlar, bayram sofralarının baş tacı olan et ürünlerini kasap tezgahlarından hazır almak yerine, kaynağını bizzat gördükleri ve sağlıklı olduğundan emin oldukları canlı hayvan pazarlarından temin etmeyi tercih ediyor. Bu eğilimin temelinde yatan güven arayışı, yerel halkın beslenme alışkanlıklarını ve bayram alışverişi tercihlerini de doğrudan şekillendiriyor.

Kasaplardaki et kalitesi ve hijyen standartları konusundaki endişeler, Diyarbakırlı tüketicileri doğrudan üreticiyle buluşmaya itiyor. Son dönemde artan gıda güvenliği tartışmaları ve piyasadaki ürün çeşitliliği konusundaki belirsizlikler nedeniyle vatandaşlar, aldıkları etin türünden ve tazeliğinden emin olmak istiyor. Canlı hayvan pazarında sergilenen küçükbaş hayvanlar, alıcılar tarafından titizlikle inceleniyor. Vatandaşlar, kendi gözleriyle seçip beğendikleri kuzuları veya koyunları satın alarak hem geleneksel ritüelleri yaşatıyor hem de sofralarına güvenle et koymanın huzurunu yaşıyor.
Pazarda uzun yıllardır hayvan satıcılığı yapan Mehmet Ersoy, bayram öncesi yaşanan bu yoğunluğun kendilerini memnun ettiğini belirtiyor. Ersoy’a göre halkın kasaplardan uzaklaşıp pazarlara yönelmesinin altında yatan en büyük sebep, 'etin ne olduğunun bilinmesi' arzusu. Ersoy, 'Vatandaşlar artık kasaplardan et alırken tereddüt ediyor. Ne yazık ki bazı yerlerde tazeliğini yitirmiş veya kaynağı belirsiz etlerin satıldığına dair duyumlar insanların güvenini sarsıyor. Buraya gelen bir kişi, alacağı hayvanı canlı görüyor, sağlıklı olduğunu anlıyor ve gerekirse burada kesimini yaptırıp evine götürüyor. Bu hem vicdanen hem de hijyen açısından insanları rahatlatıyor' şeklinde konuşuyor.
Fiyatlar konusunda da bilgi veren Ersoy, canlı baskül veya karkas maliyeti üzerinden hesaplandığında pazarın daha ekonomik olduğunu vurguluyor. Hayvanın yaşına ve cinsine göre kilogram fiyatının 550 TL ile 650 TL arasında değiştiğini ifade eden satıcı, kalabalık ailelerin ekonomik olması sebebiyle de bu yöntemi tercih ettiğini söylüyor.
Tüketici tarafında ise Şehmuz Çınar gibi bilinçli alıcılar, bu yöntemin sadece bayram için değil, uzun vadeli ihtiyaçlar için de daha avantajlı olduğunu düşünüyor. Çınar, 'Ben kasaptan et almayı yıllar önce bıraktım. Buradan 5-6 aylık et ihtiyacımızı karşılayacak şekilde seçim yapıyoruz. Sağlıklı beslenmek bizim için her şeyden önemli. Hayvanı seçiyoruz, kesimine eşlik ediyoruz ve gönül rahatlığıyla evimize taşıyoruz' diyerek bu tercihin sadece ekonomik değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi haline geldiğini dile getiriyor.
Uşak’tan memleketine gelen Pakize Haşimi gibi vatandaşlar için de canlı hayvan pazarları, geleneksel bağların güçlendiği mekanlar olarak öne çıkıyor. Gurbetten gelen birçok Diyarbakırlı, bayram kurbanlarını kendi memleketlerinde, bildikleri üreticilerden alarak kesmeyi tercih ediyor. Sonuç olarak Diyarbakır’da canlı hayvan pazarları, sadece bir ticaret merkezi değil; güvenin, tazeliğin ve toplumsal geleneklerin harmanlandığı bir odak noktası haline gelmiş durumda.