Bulgaristan sandık başına giderek siyasi geleceğini belirledi. 19 Nisan'da gerçekleştirilen genel seçimlerin kesinleşmeyen sonuçlarına göre, eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev'in öncülüğünde kurulan İlerici Bulgaristan Partisi, rakiplerini geride bırakarak tarihi bir zafere imza attı.

Bulgaristan Devlet Televizyonu tarafından paylaşılan verilere göre, oyların %90'ından fazlasının sayımı tamamlandı. İlerici Bulgaristan Partisi, %45 gibi yüksek bir oy oranıyla 240 sandalyeli parlamentoda 135 milletvekili kazanarak salt çoğunluğu elde etti. Bu sonuç, Radev'in partisini koalisyon görüşmelerinde oldukça rahat bir konuma taşırken, rakipleri olan GERB ve PP-DB ittifakı %12 bandında kalarak beklenenin altında bir performans sergiledi. Bulgaristan'daki Türk ve Müslüman azınlığın en güçlü siyasi temsilcisi konumundaki Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) %6 oy alarak parlamentodaki yerini korurken, milliyetçi çizgideki Vızrajdane (Diriliş) Partisi de %4 barajını aşmayı başardı.
Seçim sonrası Sofya'daki parti merkezinde coşkulu bir kalabalığa seslenen Rumen Radev, bu sonucun halkın özgürlük ve umut arayışının bir yansıması olduğunu vurguladı. "Bu zafer sadece bir başlangıçtır; umudun güvensizliğe, özgürlüğün ise korkuya karşı kazandığı bir başarıdır" diyen Radev, üzerlerindeki sorumluluğun farkında olduklarını belirtti. Seçmenlerin yeniden sandığa gitmek istemediğini bildiklerini ve güçlü bir Avrupa içinde güçlü bir Bulgaristan inşa etmek için tüm imkanları seferber edeceklerini ifade etti.
62 yaşındaki tecrübeli siyasetçi, 2017 yılından itibaren yürüttüğü cumhurbaşkanlığı görevinden geçtiğimiz Ocak ayında istifa ederek aktif siyaset arenasına yeni bir parti ile giriş yapmıştı. Rumen Radev'in siyasi kimliği, askeri disiplin ve diplomatik manevra kabiliyeti ile harmanlanmış durumda. 1963 doğumlu olan Radev, eski bir savaş uçağı pilotu ve Hava Kuvvetleri Komutanı olarak tanınıyor. ABD'de Hava Harp Koleji'nde eğitim alan ve korgeneralliğe kadar yükselen Radev, 2016 yılında siyasete atılarak cumhurbaşkanı seçilmişti. Ancak cumhurbaşkanlığı döneminde özellikle Rusya-Ukrayna savaşına dair takındığı tutum, hem ülke içinde hem de Avrupa Birliği nezdinde uzun süre tartışmalara yol açmıştı.
Ukrayna'ya askeri yardıma karşı çıkan ve Rusya ile diyaloğun korunması gerektiğini savunan Radev, Bulgaristan'ın kendine has Slav ve Ortodoks mirasının diplomatik bir köprü olarak kullanılabileceğine inanıyor. Öte yandan, yolsuzlukla mücadele konusundaki tavizsiz tutumu, 2020 yılındaki geniş çaplı protestolarda halktan büyük destek görmesini sağlamıştı. Radev, kamu ihalelerinde şeffaflık, yargı sisteminde köklü değişiklikler ve yapay zeka destekli yönetim sistemleri gibi modern vaatlerle seçmeni ikna etmeyi başardı.
Bulgaristan'ın son beş yılda sekizinci kez genel seçime gitmiş olması, ülkedeki kronik yönetim krizini gözler önüne seriyor. Nick Thorpe gibi deneyimli bölge analizcileri, halkın bu kez ideolojiden ziyade istikrarı oyladığını belirtiyor. Radev'in partisi; eski askerlerden sosyalist bürokratlara, sendika liderlerinden sporculara kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan yapısıyla bu krize çözüm olmayı hedefliyor. Seçim kampanyası sırasında bir köy bakkalında vatandaşlarla dertleştiği videosuyla viral olan Radev, halkın günlük sorunlarına temas eden "halktan biri" imajını başarıyla pekiştirdi. Şimdi tüm gözler, Radev liderliğindeki yeni hükümetin Bulgaristan'ın ekonomik beklentilerine nasıl yanıt vereceğine ve Avrupa Birliği ile ilişkileri nasıl dengeleyeceğine çevrilmiş durumda.