Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, köleliği 'insanlığa karşı işlenmiş en ağır suç' olarak tanımlayan bir kararı onayladı. Bu karar, kölelikten etkilenen ülkelerin yıllardır talep ettiği tazminat ve özürleri de içeriyor.

Kölelikten etkilenen ülkeler, 100 yılı aşkın süredir tazminat talep ediyor. Ancak tartışma, özellikle de geçmişte Afrika köle emeğinden kâr elde eden bazı ülkelerin ve işletmelerin bu ticarete karıştıklarını resmen itiraf etmelerinin ardından daha da yoğunlaştı.
15. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar, yaklaşık 12 ila 15 milyon Afrikalı erkek, kadın ve çocuk yakalanarak köle olarak çalıştırılmak üzere Amerika'ya götürüldü. İspanya, Portekiz, Fransa ve İngiltere gibi Avrupa ülkelerinin kontrolündeki sömürgelere gönderildiler. İki milyon insanın da köle gemilerinde öldüğü tahmin ediliyor.
Yüzyıllarca süren sömürünün etkileri bugün bile hissediliyor. Kölelerin geldiği ülkeler ve alan ülkelerde, sosyo-ekonomik yoksunluk ve ırk temelli ayrımcılık söz konusu. Tazminatlar, ataları köle ticaretine zorlanan siyahlara bir özür ve telafi işlevi görmeyi amaçlıyor.
Gana tarafından sunulan önerge, BM'ye üye ülkeleri köle ticareti için özür dilemeyi ve bir tazminat fonuna katkıda bulunmayı düşünmeye çağırıyor. Gana Dışişleri Bakanı Samuel Okudzeto Ablakwa, 'Tazminat talep ediyoruz ve açıkça belirtelim ki, Afrikalı liderler kendileri için para istemiyorlar' dedi.
Bakan 'Kurbanlar için adalet ve davaların desteklenmesini, eğitim verilmesini ve bağış fonları, beceri eğitim fonları istiyoruz' diye konuştu. Ancak İngiliz akademisyen, aktivist ve küresel tazminat hareketinin önde gelen isimlerinden Esther Xosei, kararın olası etkileri konusunda kuşkulu.
'Afrika uluslarının bu tartışmalarda ön plana çıkmasını görmek cesaret verici ancak kalpler ve zihinler BM'de kazanılmayacak' diye düşünüyor. 'Gerçek savaş, insanların tarih hakkında hala yanlış bilgilendirildiği sokaklarda verilecek' diyor.
Tarihte benzer bir örnek var. Almanya, 1952'den beri Nazi rejiminin Yahudi kurbanlarına, İsrail'e sağlanan fonlar da dahil olmak üzere 80 milyar dolardan fazla ödeme yaptı. Ancak şimdiye kadar hiçbir ülke, köleleştirilmiş Afrikalıların veya etkilenen Afrika, Karayip ve Latin Amerika ülkelerinin torunlarına tazminat ödemedi.
Hollanda gibi 2022'de kölelikteki rolleri için resmen özür dileyen ülkeler bile, kölelerin torunlarına doğrudan mali tazminat ödemeyi reddetti. Hollanda hükümeti bunun yerine 'köleliğin mirasıyla mücadele etmek için sosyal girişimler ve projeler' için 230 milyon dolarlık bir fon kurdu.
Afrika'daki İspanyol sömürgeciliği konusunda uzmanlaşmış bir araştırmacı olan Dr. Celeste Martinez 'Anlaşılması gereken en önemli şey, kimsenin geçmişi değiştirmeye değil, günümüzdeki sonuçlarıyla mücadele etmeye çalışması' diye açıklıyor.
'Köleliğin mirası bugün hala ırkçılık ve eşitsizlik şeklinde varlığını sürdürüyor. Daha adil ve daha demokratik toplumlar istiyorsak, geçmişi tanımak çok önemli.' BM'nin kararı, tazminat konularında devletler arası temas için bir yol açıyor ve tartışmalarda ilerleme şansını artırıyor.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi'nden (OHCHR) Sara Hamood, 'Finansal yanı bunun sadece bir parçası. Hiçbir ülkenin köleliğin mirasıyla tam olarak yüzleşmediğini veya Afrika kökenli insanların yaşamları üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde hesaba katmadığını defalarca söyledik' diyor.
'Resmi özürler, gerçeği söyleme ve eğitim, geniş bir önlem yelpazesinin parçası.' Birleşmiş Milletler Dünya