Türkiye basketbol tarihinin en önemli figürlerinden biri olan Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) Başkanı Hidayet Türkoğlu, dünya basketbolunun en prestijli onur nişanlarından biri kabul edilen FIBA Hall of Fame (Onur Listesi) 2026 sınıfına seçilerek tarihe geçti.

Türkoğlu, tören sonrası yaptığı özel açıklamalarda bu büyük başarının bireysel bir çabanın ötesinde, yıllara yayılan kolektif bir emeğin sonucu olduğunu vurguladı. Avrupa'nın ve dünyanın en anlamlı basketbol organizasyonlarından birinde Türkiye'yi ve ailesini temsil etmenin kendisi için tarif edilemez bir şans olduğunu belirten efsane isim, basketbol yolculuğunda kendisine eşlik eden herkese teşekkürlerini sundu. "Bu süreçler tek başına elde edilmiş zaferler değil," diyen Türkoğlu; ailesine, eşine, antrenörlerine ve yöneticilerine şükranlarını iletirken, kendisini yıllarca destekleyen milyonlarca basketbolseverin dualarının gücüne dikkat çekti.
Hall of Fame’e seçilen ilk Türk olma unvanını değerlendiren TBF Başkanı, bu ödülü sadece kendi adına değil, Türk basketboluna emek vermiş, ter dökmüş ve ay-yıldızlı bayrağı gururla temsil etmiş tüm eski ve aktif sporcular adına kabul ettiğini ifade etti. Gelecek nesillere örnek olma sorumluluğunu her zaman omuzlarında hissettiğini belirten Türkoğlu, "İnşallah bu sorumluluğu layıkıyla taşıma gücünü kendimde bulurum. Genç arkadaşlarımıza, bizden sonra gelecek sporculara en iyi şekilde örnek olmaya devam etmek en büyük gayemdir" şeklinde konuştu.
Efes Pilsen altyapısında başlayan ve dünya devlerine uzanan kariyerinde, üzerindeki emeği asla unutmayan Türkoğlu, özellikle Türk basketbolunun duayen ismi Aydın Örs’e özel bir parantez açtı. Berlin'deki konuşmasında Örs’e özel olarak teşekkür eden Türkoğlu, genç yaşlarda kendisinin standart kalıpların dışına çıkan, çok yönlü bir oyuncu profiliyle yetişmesi için gösterilen vizyoner çabanın, NBA kapılarını açan en büyük etken olduğunu dile getirdi. Basketbolun temelini attığı ve Avrupa'da büyük başarılar yakaladığı Efes yıllarının, karakterinin ve oyun kimliğinin şekillenmesindeki önemini vurguladı.
15 yıllık NBA macerasına da değinen Hidayet Türkoğlu, dünyanın en büyük spor organizasyonu olarak nitelendirilen bu ligde bu kadar uzun süre rekabetçi kalabilmenin zorluklarına değindi. Sacramento Kings’ten San Antonio Spurs’e, Orlando Magic’ten Toronto Raptors’a kadar birçok önemli takımda forma giyen Türkoğlu, özellikle Stan Van Gundy yönetimindeki Orlando Magic döneminin kariyer zirvesi olduğunu hatırlattı. Van Gundy’nin oyun tarzının, kendi oyun kurucu forvet yeteneklerini sergilemesi için mükemmel bir zemin hazırladığını belirten efsane oyuncu, "NBA dünyanın en büyük sahnesi ve ben 15 sene boyunca bu sahnede kendimi tutabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. İlk maçımdan son düdüğe kadar her anın benim için değeri paha biçilemez. Dünyanın en iyi sporcularına karşı oynamak ve bu istikrarı korumak büyük bir onur" dedi.
Milli Takım ile 2001 yılında kazanılan Avrupa ikinciliği ve 2010 Dünya Şampiyonası'ndaki tarihi gümüş madalyayı kariyerinin en duygusal anları olarak tanımlayan Türkoğlu, her iki turnuvada da yakalanan takım ruhunun Türk spor tarihindeki yerinin sarsılmaz olduğunu ifade etti. Kariyerindeki her durağın, her mağlubiyetin ve her zaferin kendisini bugünkü konumuna getirdiğini belirten Türkoğlu, basketbolun bir tutku, disiplin ve adanmışlık işi olduğunu bir kez daha hatırlatarak sözlerini noktaladı.