Bakan değişiklikleri erken seçimin habercisi mi? AK Partili Yalçın yanıt verdi

Bakan değişiklikleri erken seçimin habercisi mi? AK Partili Yalçın yanıt verdi

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, "Anadolu Soruyor" yerel ortak yayınında gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Programın moderatörlüğünü Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan'ın yaptığı programda Kanal Fırat Genel Yayın Yönetmeni Zeki Akbıyık ve Millet Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Çetin Altan da yer aldı.

Canlı yayında, gündemin kritik başlıkları ele alınırken, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, gazetecilerin sorularını yanıtlayarak parti çalışmaları, teşkilat faaliyetleri ve güncel siyasi gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Programda, Meclis'te yaşanan gerginlikler, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarındaki değişim, erken seçim iddiaları, CHP yönetimine yönelik eleştiriler, terörle mücadele süreci, insan hakları tartışmaları, aile politikaları ve ekonomi başlıkları ele alındı.

"BAKANIN YEMİNİNİ ENGELLEMEYE ÇALIŞMAK HUKUKİ DEĞİL"

TBMM'de yeni atanan bakanların yemin töreni sırasında yaşanan tartışmalarla ilgili konuşan Yalçın, CHP'nin son dönemde Meclis'te gerilimi artırıcı bir tutum sergilediğini savundu. Cumhurbaşkanı tarafından yapılan atamaların ardından bakanların Meclis'te yemin ederek göreve başlamasının anayasal bir prosedür olduğunu hatırlatan Yalçın, muhalefetin eleştiri hakkının bulunduğunu ancak fiili engelleme girişimlerinin kabul edilemeyeceğini söyledi.

"Eleştiri yapılabilir, konuşulabilir, Meclis zemini bunun için vardır. Ancak bir bakanın yemin etmesini engellemeye çalışmak, kürsü etrafını sarmak gibi girişimler Meclis'in itibarına zarar verir" diyen Yalçın, AK Parti'nin Meclis'te çoğunluk partisi olduğunu ve böyle bir girişime müsaade etmeyeceklerini ifade etti.

Meclis'te yaşanan fiziksel gerginliklere ilişkin de değerlendirmede bulunan Yalçın, olayların provokatif eylemler sonucu çıktığını öne sürdü.

"MAHMUT TANAL ÇİÇEK VERMEYE Mİ GELMİŞT?"

Yalçın, Meclis'te yaşanan tartışmalar üzerinden muhalefeti sert sözlerle eleştirerek, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin "Gazi Meclis" olduğunu ve bu kurumun prestijinin korunması gerektiğini vurguladı. Bakanların anayasal bir süreç çerçevesinde yemin ederek göreve başladığını hatırlatan Yalçın, bir bakanın yemin törenini engellemeye çalışmanın kabul edilemez olduğunu belirtti ve Meclis'in "şov alanına" çevrilmek istendiğini savundu.

Bazı CHP'li isimlerin ön tarafta eylem yaparken arka planda bakanlarla tokalaştığı yönündeki iddialara ilişkin doğrudan bilgisi olmadığını söyleyen Yalçın, bunun gerçekleşmiş olmasına da şaşırmayacağını ifade etti. Meclis'te sık sık provokasyonla gündeme gelen birkaç ismin bulunduğunu öne süren Yalçın, yaşanan fiziksel arbede ve Mahmut Tanal'ın burnunun kırıldığı iddiaları hakkında ise "Kavga çıkarmaya gelirseniz bunun sonuçları olur" diyerek muhalefeti sorumlu tuttu; kimsenin Meclis'e "çiçek vermeye" gelmediğini, tansiyonu yükselten tarafın da sonuçlarına katlanması gerektiğini dile getirdi.

"ADALET BAKANLIĞI SİYASİ BİR MAKAMDIR"

Yeni Adalet Bakanı'nın geçmişte savcılık yapmış olması üzerinden yapılan "yargı siyasallaşacak" eleştirilerine de yanıt veren Yalçın, Adalet Bakanlığı'nın zaten siyasi bir makam olduğuna dikkat çekti.

Yeni Adalet Bakanı'nın geçmişte başsavcı olarak görev yapmış olmasının "yargı daha da siyasallaşacak" şeklinde yorumlanmasına da karşı çıkan Yalçın, önceki bakanın doğrudan siyasetten geldiğini hatırlatarak, eğer bir siyasallaşma eleştirisi yapılacaksa bunun o dönemde dile getirilmesi gerektiğini söyledi. Mevcut bakanın adalet bürokrasisinden geldiğini vurgulayan Yalçın, CHP'nin işine gelmeyen her atamayı ya da yargı sürecini "siyasallaşma" etiketiyle yaftaladığını, savcıdan hakime, öğretmenden muhtara kadar farklı görevlerdeki isimlerin dahi benzer ithamlarla karşı karşıya bırakıldığını savundu ve bu yaklaşımın kamu kurumlarına duyulan güveni zedelediğini ifade etti.

"SORUŞTURMALARI PEŞİNAN SİYASALLAŞTIRMAK DOĞRU DEĞİL"

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ilişkin yürütülen soruşturmalara da değinen Yalçın, açılan dosyaların siyasi saiklerle değil, hukuki süreçler çerçevesinde ilerlediğini savundu. Türkiye'de herhangi bir kamu kurumuna ya da belediyeye yönelik soruşturma başlatıldığında bunun doğrudan "siyasi operasyon" olarak etiketlenmesinin doğru olmadığını belirten Yalçın, yargı mercilerinin ihbar, denetim raporu ya da somut bulgular doğrultusunda harekete geçtiğini ifade etti. "Bir soruşturma başladığında hemen 'siyasallaştı' demek, yargının işleyişini peşinen tartışmalı hale getirmek anlamına gelir" diyen Yalçın, hukuki süreçlerin mahkemeler tarafından yürütüldüğünü ve nihai kararın da yine bağımsız yargı tarafından verileceğini söyledi.

Yalçın, özellikle büyükşehir belediyeleri söz konusu olduğunda dosyaların kamuoyunda daha fazla yankı uyandırmasının doğal olduğunu ancak bunun soruşturmanın niteliğini değiştirmediğini dile getirdi. İBB'ye ilişkin dosyaların da siyasi tartışmaların gölgesinde değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Yalçın, "Eğer ortada bir iddia varsa, bu iddia hukuk içinde araştırılır. Suç varsa cezası olur, yoksa beraat olur. Süreci siyasallaştırmak yerine yargının kararını beklemek gerekir" ifadelerini kullandı. Muhalefetin her adımı siyasi baskı olarak nitelendirmesinin kamu kurumlarına duyulan güveni zedelediğini öne süren Yalçın, hukuk devletinde esas olanın delil, usul ve mahkeme kararı olduğunu sözlerine ekledi.

ERKEN SEÇİM İDDİALARINA YANIT

Adalet ve İçişleri Bakanlıklarında yapılan görev değişikliklerinin "erken seçim hazırlığı" olarak yorumlanmasına da değinen Yalçın, bu değerlendirmelerin spekülatif olduğunu ve somut bir dayanağının bulunmadığını söyledi. Hükümetlerde zaman zaman ihtiyaçlar doğrultusunda kabine revizyonlarının yapılmasının doğal olduğunu belirten Yalçın, bunun siyasi takvimle doğrudan ilişkilendirilmesinin doğru bir analiz olmadığını ifade etti.

"Bakan değişiklikleri ihtiyaçlara göre yapılır. Daha önce de farklı dönemlerde değişiklikler oldu. Her kabine düzenlemesini erken seçim işareti gibi okumak sağlıklı değil" diyen Yalçın, yürütmenin etkinliği ve kamu hizmetlerinin verimliliği açısından zaman zaman bu tür adımların atılabileceğini dile getirdi.

Yalçın ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin seçim takvimi konusunda net açıklamalar yaptığını hatırlatarak, mevcut anayasal sürecin işlediğini ve seçimlerin zamanında yapılmasının esas olduğunu vurguladı. Muhalefetin erken seçim söylemini sürekli gündemde tutarak siyasi bir atmosfer oluşturmaya çalıştığını öne süren Yalçın, hükümetin gündeminin seçim değil, ekonomi, güvenlik ve reform başlıkları olduğunu belirtti. "Türkiye'nin şu an odaklandığı konu hizmet üretmek ve sorunları çözmektir. Seçim tartışmalarını sürekli canlı tutmak, gerçek gündemin önüne geçmemeli" ifadelerini kullandı.