İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), Türkiye'nin sanat tarihinde dönüm noktası niteliği taşıyan devasa bir projeyi hayata geçiriyor. Bestesi başarılı sanatçı Güldiyar Tanrıdağlı’ya, librettosu ise edebiyat dünyasının usta ismi Prof. Dr. İskender Pala’ya ait olan 'Edusa-Bir Anadolu Hikayesi' operası, 28 Mart akşamı Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Türk Telekom Opera Sahnesi’nde görkemli bir dünya prömiyeri ile perdelerini açacak.

Eserin temeli, binlerce yıl boyunca medeniyetlerin beşiği olmuş Anadolu topraklarının zengin kültürel katmanlarına dayanıyor. Lidya Krallığı’nın ihtişamlı dönemini, ekonomik gücünü ve bu güç etrafında şekillenen siyasi ve insani trajedileri konu alan Edusa, sadece bir dönem hikayesi anlatmakla kalmıyor; aynı zamanda Anadolu’nun ortak hafızasını sahneye yansıtıyor. M.Ö. 6. yüzyılda paranın ilk kez basıldığı, ticaret yollarının kesiştiği Sard kenti ve çevresinde geçen olaylar dizisi, günümüz dünyasının etik ve toplumsal değerlerine de ışık tutuyor. Prof. Dr. İskender Pala’nın derinlikli metni, bir toplumun asıl kudretinin topraklardan veya altınlardan değil, kuşaktan kuşağa aktarılan sarsılmaz kültüründen geldiğini vurguluyor.
Yapımın rejisör koltuğunda, yenilikçi vizyonuyla tanınan Caner Akın oturuyor. Daha önce 'Gilgameş' operasıyla büyük beğeni toplayan Akın, bu yeni projeyle Türk opera literatürüne modern bir soluk getirmeyi hedefliyor. Akın, provalar esnasında yaptığı değerlendirmede, Anadolu coğrafyasının her karışında farklı bir medeniyetin izi olduğunu ve bu zenginliğin Türk operası için paha biçilemez bir kaynak sunduğunu belirtti. Rejisör, Edusa’nın sadece bir aşk veya savaş hikayesi olmadığını, aynı zamanda kültürel sürekliliğin önemini hatırlatan evrensel bir mesaj taşıdığını ifade ederek; 'Kültürünü kaybeden milletler yok olmaya mahkumdur, ancak kültürünü koruyanlar savaş kaybetse dahi varlıklarını sürdürür' felsefesinin eserin ruhunu oluşturduğunu dile getirdi.
Eserin müzikal yönetimi ise deneyimli şef İbrahim Yazıcı’ya emanet edildi. Görsel bir şölen vadeden yapımın dekor ve görsel tasarımlarını Efter Tunç, kostüm tasarımlarını Olcay Engin Kaymaz, ışık tasarımını Cem Yılmazer ve video tasarımlarını Aisha Hajiyeva üstleniyor. Koreografide Berk Sarıbay’ın imzası bulunurken, İDOB Korosu’nu şef Anıl Aydın hazırlıyor. Sahnede ise Edusa karakterine Gülbin Günay ve Evren Işık Yasemin; Halludas karakterine Mert Süngü ve Ufuk Toker hayat verirken, geniş sanatçı kadrosu dönüşümlü performanslarla izleyicinin karşısına çıkacak.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi bünyesinde gerçekleştirilen bu dünya prömiyeri, yerli ve milli sanat eserlerinin küresel ölçekte tanıtılması misyonuna da hizmet ediyor. Genç nesil bestecilerin desteklenmesi açısından sembolik bir önemi olan Edusa, prömiyerin ardından 2, 4, 11, 18 ve 30 Nisan tarihlerinde de AKM Türk Telekom Opera Sahnesi’nde sanatseverlerle buluşmaya devam edecek. Eserin, Anadolu'nun binlerce yıllık adalet, aşk ve hırs temalarını içeren bu etkileyici yolculuğu, Türk operasının geleceğine tutulmuş bir ayna niteliği taşıyor.