Küresel ekonomi piyasalarında sular durulmuyor. Haftaya güçlü bir yükseliş trendiyle başlangıç yapan altın fiyatları, hafta ortasına doğru yerini sert bir geri çekilmeye bıraktı. Yatırımcıların her zaman 'güvenli liman' olarak gördüğü değerli metallerdeki bu ani hareketliliğin ardında yatan temel sebepler, ABD’den gelen jeopolitik mesajlar ve küresel enflasyonist baskılar olarak öne çıkıyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran yönetimine yönelik gerçekleştirdiği sert çıkışlar, piyasalarda adeta bir deprem etkisi yarattı. Trump’ın önümüzdeki haftalarda İran’a yönelik çok daha ağır bir müdahalenin gerçekleştirilebileceğine dair sinyalleri, enerji maliyetlerini doğrudan tetikledi. Bu açıklamaların hemen ardından Brent petrol fiyatlarının hızla yüzde 5’in üzerinde bir artışla 105 dolar seviyesini aşması, küresel çapta enflasyon beklentilerini yukarı yönlü revize ettirdi. Bu durum, ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde ve dolar endeksinde eş zamanlı bir yükselişe yol açarak, altının ons fiyatı üzerindeki baskıyı artırdı.
Ons altın tarafında teknik seviyeler mercek altına alındığında, 4.800 dolarlık direnç noktasından gelen kâr satışlarının fiyatı 4.685 dolara kadar çektiği görülüyor. Analistler, 4.650 dolar seviyesinin çok kritik bir ara destek noktası olduğunu vurguluyor. Eğer küresel piyasalarda bu seviyenin altında bir kapanış gerçekleşirse, fiyatların 4.500 dolar bandına kadar sarkması muhtemel senaryolar arasında yer alıyor. Ancak pek çok piyasa profesyoneli, bu tür geri çekilmelerin uzun vadeli bir yükseliş trendi içerisinde sadece 'teknik bir mola' olduğunu savunuyor.
Yurt içi piyasalarda ise gram altın fiyatları, ons tarafındaki düşüşün yanı sıra döviz kurlarındaki stabiliteyle denge bulmaya çalışıyor. Hafta başında 7.028 TL seviyelerini test ederek tarihi zirvelerine yaklaşan gram altın, an itibarıyla serbest piyasada 6.865 TL civarında el değiştiriyor. Kapalıçarşı’daki fiziki altın talebi ile bankalar arasındaki makas aralığının korunması, yerel yatırımcının altın iştahının halen sönmediğini kanıtlıyor. Özellikle çeyrek altın fiyatlarının 11.400 TL seviyelerinde seyretmesi, küçük yatırımcının tasarruf tercihlerini yeniden şekillendiriyor.
Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, mevcut piyasa koşullarını değerlendirirken yatırımcıları paniğe kapılmamaları konusunda uyarıyor. Memiş, altındaki bu düşüş hareketlerinin kalıcı bir trend değişikliği değil, sağlıklı bir düzeltme olduğunu ifade ediyor. Ünlü uzmanın asıl dikkat çeken ve piyasalarda 'yok artık' dedirten öngörüsü ise gram altının orta vadeli hedefine dair oldu. Memiş, gram altının 10.000 TL barajını aşmasının kaçınılmaz olduğunu iddia ediyor. Ons altın için 5.880 ile 6.000 dolar bandına yönelik beklentisini koruyan uzman, bu yükselişin yerel piyasadaki çarpan etkisiyle gram altını beş haneli rakamlara taşıyacağını öngörüyor.
Sonuç olarak, jeopolitik risklerin masada kalmaya devam etmesi, enerji fiyatlarındaki belirsizlik ve merkez bankalarının faiz politikaları, altın fiyatlarının önümüzdeki dönemde daha volatil hareketler sergilemesine neden olabilir. Yatırımcıların günlük ve anlık dalgalanmalardan ziyade, makroekonomik dengelere ve uzman görüşlerine odaklanarak strateji geliştirmesi büyük önem taşıyor.
