AK Parti İstanbul Milletvekili Şengül Karslı'dan TBMM'de Demokrasi ve Şeffaflık Dersi: 'Milletin Avukatlığını Yapın'

AK Parti İstanbul Milletvekili Şengül Karslı'dan TBMM'de Demokrasi ve Şeffaflık Dersi: 'Milletin Avukatlığını Yapın'

AK Parti İstanbul Milletvekili Şengül Karslı, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda gerçekleştirdiği hitabıyla gündemin en çok konuşulan isimlerinden biri oldu. Muhalefet kanadından gelen eleştirilere ve yargı süreçlerine yönelik spekülatif açıklamalara karşı net bir duruş sergileyen Karslı, hem Türkiye’nin demokrasi serüvenine dair tarihi hatırlatmalarda bulundu hem de kamu kaynaklarının yönetimi hususunda şeffaflık mesajları verdi. Karslı’nın kürsüdeki hakimiyeti ve sunduğu belgeler, Genel Kurul’daki tartışmaların seyrini değiştirdi.

Konuşmasının ilk bölümünde muhalefetin mevcut siyasi söylemlerini ve eleştiri zeminini hedef alan Karslı, Türk siyasi tarihinde derin yaralar açan vesayetçi anlayışın medya ayağını örneklerle teşhir etti. Basın özgürlüğü ve demokrasi üzerinden getirilen eleştirilere, tarihin tozlu raflarından indirdiği manşetlerle yanıt veren Karslı, muhalefet sıralarına dönerek "Ayıp arayan önce kendi geçmişine baksın" ifadelerini kullandı. Karslı, 27 Mayıs 1960 darbesine giden süreçte ve darbe sonrasında atılan, milli iradeyi hiçe sayan gazete manşetlerini tek tek hatırlatarak, o günlerde bu zihniyete destek verenlerin bugün demokrasi havariliğine soyunmasının inandırıcı olmadığını vurguladı.

Şengül Karslı, hafızalardan silinmeyen utanç verici manşetlere değinirken, başörtüsü serbestisi lehine el kaldıran milletvekilleri için atılan "411 El Kaosa Kalktı" manşetini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın okuduğu bir şiir nedeniyle siyasi yasaklı hale getirilmesini kutlayan "Muhtar Bile Olamazsın" yakıştırmalarını gündeme taşıdı. Bu ifadelerin sadece birer gazete başlığı değil, aynı zamanda milli iradeye yönelik birer suikast girişimi olduğunu belirten Karslı, muhalefetin bu karanlık geçmişle yüzleşmesi gerektiğini ifade etti. Karslı, bu tür odakların avukatlığını yapmak yerine, asıl görevleri olan halkın ve milletin çıkarlarını savunma çağrısında bulundu.

Hukuk ve adalet mekanizmalarının işleyişine de değinen Karslı, Türkiye’nin dünyanın en gelişmiş ve bağımsız yargı sistemlerinden birine sahip olduğunun altını çizdi. Devam eden hukuki süreçlerin siyasi malzeme yapılmasının yargı bağımsızlığına zarar verdiğini savunan Karslı, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yönetimindeki belediyelere yönelik israf ve usulsüzlük iddialarının yargı tarafından incelenmesinin demokratik bir zorunluluk olduğunu dile getirdi. Milyarlarca liralık kamu zararının ve kontrolsüz harcamaların üzerinin siyasi hamasetle örtülemeyeceğini belirterek, "Makamlar kimseye hukuktan muafiyet sağlamaz" dedi.

Şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin sadece birer slogan olmadığını, AK Parti iktidarının yönetim anlayışının temel taşı olduğunu ifade eden Karslı, kamu emanetini taşıyan her yöneticinin attığı her adımın hesabını millete vermesi gerektiğini söyledi. CHP’li belediyelerdeki yüksek bütçeli organizasyonlar ve konser harcamaları üzerinden yürütülen tartışmalara atıfta bulunarak, halkın parasının denetlenmesinin bir "yargısız infaz" değil, aksine tüyü bitmemiş yetimin hakkını koruma girişimi olduğunu vurguladı. Seçilmiş olmanın, hukuk kurallarının üzerinde konumlanmak için bir kalkan olarak kullanılamayacağını ifade eden Karslı, tüm yöneticileri şeffaf olmaya davet etti.

Karslı konuşmasını, AK Parti’nin devlet ve millet bütünleşmesine verdiği önemi hatırlatarak noktaladı. Muhalefetin meclis gündemine getirdiği önergelerin çözüm odaklı olmaktan ziyade, devam eden soruşturmaları sulandırma amacı taşıdığını savunan Karslı, milletin tek bir kuruşunun dahi heba edilmesine izin vermeyeceklerini ifade etti. Karslı’nın "Belli odakların değil, milletin avukatlığını yapın" sözleri meclis sıralarında uzun süre yankılanırken, bu çıkış AK Parti’nin önümüzdeki dönemdeki denetim ve şeffaflık politikasının bir özeti olarak nitelendirildi.