Türkiye'nin tarım ve hayvancılık ekonomisindeki en dinamik kollarından biri olan yumurta sektörü, dönemsel olarak yaşanan talep daralması ve fiyat dalgalanmalarına karşı stratejik bir hamle ile desteklendi. Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Başkanı İbrahim Afyon, sektör paydaşlarının 'mayıs çukuru' olarak adlandırdığı, tüketimin azaldığı ve fiyatların gerilediği kritik dönemde ihracat kotasının artırılmasının üretici üzerindeki baskıyı hafiflettiğini duyurdu. Daha önce aylık 1000 ton seviyesine kadar çekilen ihracat sınırının 5 bin tona yükseltilmesi, sektörün krizden çıkışı için hayati bir adım olarak nitelendiriliyor.

Sektörel terminolojide 'mayıs çukuru' olarak bilinen fenomen, kış aylarının sona ermesiyle birlikte kahvaltı alışkanlıklarının değişmesi, tavuk sürülerinin yenilenmesi ve arz-talep dengesinin bozulması sonucu ortaya çıkıyor. Bu yıl mevsimsel etkilerin beklenenden erken hissedilmesi, üreticileri zor durumda bırakmıştı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İbrahim Afyon, üretimin hem iç piyasaya hem de dış pazara yetecek kapasitede olduğunu vurgulayarak, ihracat kanallarının açılmasının fiyat istikrarı için bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
Afyon, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin yumurta üretim kapasitesi bakımından dünyada ilk 10 ülke arasında yer aldığını ve ihracat arenasında güçlü bir oyuncu olduğunu hatırlattı. Lojistik darboğazlar ve bölgesel kısıtlamalar nedeniyle ihracat sıralamasında bir miktar gerileme yaşandığını belirten Afyon, 'Üretim sürecinde kriz dönemine girilmemesi adına getirilen bu 5 bin tonluk kota, üreticimize gerçek anlamda soluk aldırmıştır. Devletimizin bu süreçte sektörün sorunlarına kulak vermesi ve kontrollü bir esneklik sağlaması takdire şayandır. Ancak bu iznin kalıcılığı, iç piyasadaki fiyat istikrarına bağlıdır' dedi.
İhracata giden yumurta miktarının iç piyasada bir kıtlığa veya fahiş fiyat artışına neden olmayacağının altını çizen YUM-BİR Başkanı, 5 bin tonluk miktarın Türkiye'nin toplam günlük üretim rakamlarına (yaklaşık 80 milyon adet) tekabül ettiğini belirtti. Birinci önceliklerinin her zaman yerel tüketici olduğunu söyleyen Afyon, 'İhracat artışı fiyatları fırlatacak' algısının yanlış olduğunu, aksine üretim maliyetlerini karşılayamayan üreticinin üretimden çekilmesini engelleyerek uzun vadede tüketiciyi koruduğunu dile getirdi.
Küresel pazardaki gelişmelere de değinen Afyon, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik aksamalar nedeniyle Körfez ülkelerine yapılan sevkiyatlarda zorluklar yaşandığını, ancak bu boşluğun Avrupa Birliği'nden gelen yoğun taleple kapandığını belirtti. Son üç aydır AB ülkelerine düzenli yumurta gönderildiğini ifade eden Afyon, şu anda 19 ülkeye kesintisiz, toplamda ise 39 ülkeye fiili ihracat yapıldığını kaydetti. Ayrıca, iç piyasada karşılığı düşük olan küçük gramajlı (small) yumurtaların ihracatının tamamen serbest bırakılmasının, sektörün verimliliğini artırdığına dikkat çekti.