Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM), Türkiye'nin hayvancılık ekonomisinde stratejik öneme sahip olan ancak bugüne kadar geleneksel yöntemlerle sınırlı kalan kaz yetiştiriciliğinde devrim niteliğinde bir adım attı. Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü ve Yozgat Bozok Üniversitesi'nin ortaklığında yürütülen büyük ölçekli ıslah projesiyle, Anadolu kazının genetik mirası korunarak ticari verimi en üst düzeye çıkarılacak.

Projenin temel amacı, Anadolu coğrafyasının zorlu şartlarına uyum sağlamış, hastalıklara karşı doğal direnç geliştirmiş olan yerli kazların, et verimi ve tüy kalitesi gibi ekonomik parametrelerini küresel standartlara taşımak olarak belirlendi. Türkiye genelinde halihazırda yaklaşık 1 milyon 260 bin baş kaz varlığı bulunmasına rağmen, bu hayvanların canlı ağırlıklarının dünya ortalamasının oldukça gerisinde kalması, sektörün büyümesi önündeki en büyük engel olarak görülüyordu. Islah çalışmasıyla bu makasın kapatılması hedefleniyor.
İstatistiklere göre, Türkiye'deki yerli kazlar ortalama 4 ile 5,5 kilogram arasında bir canlı ağırlığa sahipken; Çin, Almanya ve Fransa gibi bu alanda endüstrileşmiş ülkelerde kazların ağırlıkları 10 kilogram sınırını aşabiliyor. Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç, projenin bilimsel temellerini açıklarken, stratejik bir iş bölümü yaptıklarını ifade etti. Kılınç, projenin 'baba' hattının Bandırma'da, 'anne' hattının ise Yozgat Bozok Üniversitesi bünyesinde titizlikle oluşturulduğunu kaydetti.
Islah sürecinin teknik detaylarına değinen Kerim Kılınç, Anadolu kazının performans ölçümlerinin tamamlandığını ve melezleme aşamasına geçildiğini vurguladı. Kılınç, "Elimizdeki genetik hazineyi modern bilimsel yöntemlerle işliyoruz. Anne ve baba hatlarını kurarak, bu iki hattın en güçlü özelliklerini birleştirecek melezleme çalışmalarına odaklandık. Hedefimiz, ülkemizin iklim koşullarına tam uyum sağlayan, hızlı gelişen ve yüksek kesim ağırlığına sahip, tamamen bize özgü bir ırk modeli oluşturmaktır" dedi.
Anadolu kazının en büyük avantajının coğrafi dayanıklılık olduğuna dikkat çeken uzmanlar, dışarıdan ithal edilecek yabancı ırkların yerli hastalıklarla mücadelede yetersiz kalabileceğini, bu nedenle yerli gen havuzunun iyileştirilmesinin en sağlıklı yol olduğunu belirtiyor. Yeni geliştirilecek modelle birlikte sadece et üretimi değil, aynı zamanda tekstil sanayisi için kritik öneme sahip olan tüy kalitesinin de artırılması planlanıyor. Bu durumun, kırsal kalkınmayı destekleyerek yerli üreticinin kazancını doğrudan artırması bekleniyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yakından takip ettiği bu ıslah projesinin sonuçlanmasıyla birlikte Türkiye, kendine ait tescilli bir kaz ırkına kavuşmuş olacak. Bu gelişme, hem iç piyasadaki beyaz et çeşitliliğini artıracak hem de katma değerli ürün ihracatının kapılarını aralayacak. Projenin nihai aşamasında, elde edilen yüksek verimli hatların damızlık olarak üreticilere dağıtılması ve modern kaz çiftliklerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.