Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekonomi dünyasının merakla beklediği Mart 2026 dönemine ait dış ticaret istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Yayınlanan rapor, küresel ticaret ağındaki daralmalar ve iç piyasadaki talep dengelerinin dış ticaret verilerine nasıl yansıdığını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Verilere göre, Türkiye'nin dış ticaret dengesi mart ayında ihracat kalemlerindeki düşüş ve ithalat kalemlerindeki eş zamanlı yükselişle birlikte ciddi bir baskı altına girdi.

Açıklanan resmi verilere göre, 2026 yılı Mart ayında Türkiye'nin ihracatı, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6,4 oranında bir azalma kaydederek 21 milyar 899 milyon dolar seviyesine geriledi. İhracattaki bu çekilmeye karşın, ithalat harcamaları aynı dönemde yüzde 8,2 oranında bir artış sergileyerek 33 milyar 120 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Bu zıt yönlü hareket, enerji fiyatları ve hammadde maliyetlerinin dış ticaret üzerindeki ağırlığını bir kez daha gündeme taşıdı.
Dış ticaret dengesindeki en radikal değişim ise dış ticaret açığı rakamlarında gözlendi. Mart ayında dış ticaret açığı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 56 gibi keskin bir artış yaşayarak 7 milyar 195 milyon dolardan, 11 milyar 221 milyon dolara yükseldi. Bu tablo, ekonomik istikrarın en önemli göstergelerinden biri olan ihracatın ithalatı karşılama oranını da olumsuz etkiledi. 2025 yılı Mart ayında yüzde 76,5 seviyesinde bulunan bu oran, 2026 yılına gelindiğinde yüzde 66,1 seviyesine kadar çekildi.
Yılın ilk çeyreğini kapsayan kümülatif verilere bakıldığında da benzer bir seyir izleniyor. Ocak-Mart döneminde toplam ihracat, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 3,2 azalarak 63 milyar 227 milyon dolar olurken; ithalat yüzde 4,7 artışla 91 milyar 895 milyon dolara ulaştı. Yılın ilk üç ayında toplam dış ticaret açığı yüzde 27,5 artışla 28 milyar 667 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu durum, yılın geri kalanı için cari denge üzerinde ek bir finansman ihtiyacı doğabileceğine dair sinyaller veriyor.
Ticaret ortakları bazında incelendiğinde, Türkiye'nin ihracattaki en büyük partneri olma unvanını Almanya korumaya devam ediyor. Mart ayında Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 820 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bu ülkeyi sırasıyla Birleşik Krallık, ABD ve İtalya takip etti. İhracatta ilk beş ülkenin toplam payı yüzde 31,2 olarak ölçüldü. İthalat tarafında ise Çin Halk Cumhuriyeti 4 milyar 759 milyon dolarla zirvedeki yerini sarsılmaz bir şekilde koruyor. Enerji ithalatının etkisiyle Rusya Federasyonu ikinci sırada yer alırken, Almanya ve İsviçre de listenin üst sıralarında kendine yer buldu.
Sonuç olarak, Mart 2026 verileri Türkiye ekonomisinin dış ticaret kanalında zorlu bir virajdan geçtiğini gösteriyor. İthalattaki artışın özellikle teknolojik ürünler ve enerji bazlı kalemlerde yoğunlaşması, yerli üretim kapasitesinin ve enerji bağımsızlığının önemini bir kez daha hatırlatıyor. Uzmanlar, ihracattaki düşüşün Avrupa pazarındaki talep daralmasından kaynaklanabileceğine işaret ederken, ithalattaki artışın cari açık üzerindeki etkilerinin yakından izlenmesi gerektiğini vurguluyor.