Sanal Dünyada Çocukları Bekleyen Tehlikelere Karşı Milli Seferberlik İlan Edildi

Sanal Dünyada Çocukları Bekleyen Tehlikelere Karşı Milli Seferberlik İlan Edildi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dijital Mecralar Komisyonu, son dönemde dijital mecralarda artan güvenlik açıklarını ve bu durumun çocuklar üzerindeki yıkıcı etkilerini gündemine aldı. Komisyon Başkanı Nazım Elmas, dijital platformların artık sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda çocuklar için büyük bir risk havuzu haline geldiğini belirterek kapsamlı bir mücadele çağrısında bulundu. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen üzücü olayların temelinde dijital içeriklerin etkisinin yattığına dair bulgular, yasama organını daha sert ve somut adımlar atmaya itiyor.

Komisyon Başkanı Nazım Elmas, sosyal medya mecralarının çocukları sadece birer kullanıcı olarak değil, doğrudan ticari birer hedef olarak gördüğünü vurguladı. Elmas, "Dijital mecralarda en büyük risk, savunmasız durumdaki çocuklarımızın ticari bir meta haline getirilmesidir. Daha fazla etkileşim ve ekonomik getiri uğruna çocukların zihinsel, ruhsal ve bedensel gelişimi hiçe sayılmaktadır. Bu platformların algoritmaları, çocukları henüz muhakeme yetenekleri gelişmeden kontrol altına alabiliyor. Bizim görevimiz, bu olumsuzlukları titizlikle süzmek ve çocuklarımızı geleceğe en sağlıklı şekilde hazırlayacak yasal altyapıyı kurmaktır" ifadelerini kullandı.

Meclis Genel Kurulu’na sunulan 28 maddelik kanun teklifinin detaylarına değinen Elmas, bu düzenlemenin sosyal medyanın karanlık yüzüne karşı bir kalkan niteliği taşıyacağını belirtti. Teklifin 15 maddesinin kabul edildiğini hatırlatan Elmas, yasama sürecinin hızla devam ettiğini ve milletvekillerinin onayıyla birlikte dijital dünyada yeni bir dönemin başlayacağını kaydetti. Özellikle 16 yaş altı çocukların korunmasına yönelik özel hükümlerin yer aldığı pakette, ailelere ve kamu kurumlarına büyük sorumluluklar düşüyor. Elmas, bu mücadelenin sadece yasalarla değil, topyekûn bir toplumsal seferberlikle kazanılabileceğini ifade etti.

Ailenin koruyucu rolüne de dikkat çeken Elmas, dijital bağımlılık ve siber zorbalık gibi sorunların temelinde aile içi iletişim eksikliğinin yattığını savundu. Parçalanmış aile yapılarının veya iletişim bağları zayıf olan evlerin, çocukları dijital dünyanın sahte kimlik arayışlarına ittiğini belirten Elmas, şunları söyledi: "Çocuk kendisini evinde, ailesinde değerli ve güvende hissetmediğinde, bu boşluğu dijital mecralarda kendisini ispatlamaya çalışarak dolduruyor. Bu durum, onları her türlü dış müdahaleye ve zararlı içeriklere açık hale getiriyor. Sağlıklı bir toplum için önce aile içi dayanışmayı ve manevi atmosferi güçlendirmeliyiz."

Küresel teknoloji devlerinin Türkiye’nin yasal ve kültürel normlarına saygı duyması gerektiğinin altını çizen Komisyon Başkanı, Türkiye’de temsilcilik bulundurmayan veya iş birliğinden kaçınan platformların denetimsiz yayın yapma döneminin kapandığını belirtti. Elmas, her ülkenin kendi nesillerini koruma hakkı olduğunu hatırlatarak, dijital şirketlerin sadece kâr odaklı değil, etik ilkelere dayalı bir yayın politikası izlemesi gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda, yerli yazılımların ve çocukların gelişimine katkı sağlayacak güvenli dijital platformların desteklenmesi gerektiği mesajını verdi.

Son olarak Türk bilişim sektörüne ve sivil toplum kuruluşlarına çağrıda bulunan Nazım Elmas, gençlerin dijital merakını olumlu kanallara yönlendirecek projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Geleceğin dünyasında yazılım ve bilişim alanında söz sahibi olmanın yolunun, bugünün çocuklarını güvenli bir dijital ortamda yetiştirmekten geçtiğini belirten Elmas, milli ve manevi değerlerle uyumlu oyun ve uygulamaların artırılmasının stratejik bir önem taşıdığını ifade etti.