Paşinyan'dan Erivan'daki Bayrak Eylemine Sert Tepki: 'Provokatif ve Kabul Edilemez'

Paşinyan'dan Erivan'daki Bayrak Eylemine Sert Tepki: 'Provokatif ve Kabul Edilemez'

Ermenistan'ın başkenti Erivan'da 23 Nisan tarihinde düzenlenen meşaleli yürüyüş sırasında Türk bayrağının ateşe verilmesi, ülke siyasetinde ve bölgesel diplomaside yeni bir gerilim dalgasına yol açtı.

Paşinyan'dan Erivan'daki Bayrak Eylemine Sert Tepki: 'Provokatif ve Kabul Edilemez'

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, yaşanan bu hadiseyi 'açık bir provokasyon' olarak nitelendirerek en sert şekilde kınadığını açı. Resmi haber ajansı Armenpress tarafından aktarılan bilgilere göre Paşinyan, bu tür eylemlerin komşu ülkelerle yürütülen hassas sürece zarar verdiğini ve gerilimi tırmandırmaktan başka bir amaca hizmet etmediğini vurguladı.

Başbakanlık Sözcüsü Nazeli Bağdasaryan, düzenlenen basın toplantısında hükümetin bu konudaki net duruşunu kamuoyuyla paylaştı. Sözcü Bağdasaryan, Başbakan Paşinyan'ın bu eylemi sorumsuz ve gayriahlaki bulduğunu ifade ederek, 'Devletin başında bulunan bir lider için, uluslararası alanda tanınan bir devletin ve özellikle de bir komşu ülkenin sembolüne yönelik bu tür saldırılar başka bir değerlendirmeyi hak etmiyor' dedi. Bu açıklama, Erivan yönetiminin radikal grupların eylemleriyle arasına mesafe koyma çabası olarak yorumlandı.

Söz konusu bayrak yakma eylemi, Ermeni Devrimci Federasyonu (Taşnaksutyun) gençlik kolları tarafından organize edilen yürüyüş sırasında gerçekleşti. Taşnaksutyun ve ona bağlı gençlik yapılanmaları, her yıl 24 Nisan öncesinde benzer maskeli yürüyüşler düzenleyerek Türk bayrağını hedef almalarıyla biliniyor. Ancak bu yılki eylem, Ermenistan'da yaklaşan genel seçimlerin hemen öncesine denk gelmesi bakımından ayrı bir önem taşıyor. Muhalefet kanadı, Paşinyan hükümetinin Türkiye ve Azerbaycan ile yürüttüğü normalleşme politikalarını 'ulusal çıkarlardan taviz' olarak nitelendirirken, Başbakan ise daha rasyonel ve pragmatik bir dış politika izlemeye çalışıyor.

Paşinyan, geçtiğimiz Mart ayında bir grup Türk gazeteciye yaptığı açıklamada, 1915 olaylarının uluslararası alanda tanınması konusunun bugün Ermenistan'ın birincil dış politika önceliği olmadığını dile getirmişti. Ermeni diasporasına da kritik mesajlar gönderen Başbakan, uzak ülkelerin meclislerinde alınan kararların Ermenistan devletine güvenlik veya refah getirmediğini savundu. 'Büyük trajedinin yaşandığı dönemde Ermenistan Cumhuriyeti yoktu' diyen Paşinyan, bugün uluslararası alanda tanınan bağımsız bir devlet olduklarını ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamanın en önemli görev olduğunu ifade etmişti.

1915 olayları, Türkiye ve Ermenistan arasındaki tarihsel ve diplomatik uyuşmazlığın temelini oluşturmaya devam ediyor. Türkiye, Birinci Dünya Savaşı'nın kaotik koşullarında yaşananları 'ortak bir acı' olarak tanımlarken, yaşananların sistematik bir imha planı olmadığını ve 'soykırım' tanımına uymadığını savunuyor. Ankara, tarihçilerden oluşan ortak bir komisyonun kurulması ve arşivlerin incelenmesi yönündeki teklifini yinelerken; Ermenistan ve pek çok Batılı devlet 24 Nisan'ı anma günü olarak kabul ediyor.

Uluslararası arenada da bu konudaki söylemler değişkenlik göstermeye devam ediyor. 2024 yılında ABD Başkanı Joe Biden 'soykırım' ifadesini kullanmış, ancak 2025 yılında göreve gelen Donald Trump ise mesajında Ermenice 'Büyük Felaket' anlamına gelen 'Meds Yeghern' terimini tercih etmişti. Erivan'daki son bayrak yakma eyleminin, iki ülke arasında normalleşme arayışlarının sürdüğü bir dönemde diplomatik ilişkileri nasıl etkileyeceği ise bölgedeki siyasi gözlemciler tarafından yakından takip ediliyor.