Körfez'de Tansiyon Zirvede: ABD Donanması Ablukayı Delmeye Çalışan İran Gemisine El Koydu

Körfez'de Tansiyon Zirvede: ABD Donanması Ablukayı Delmeye Çalışan İran Gemisine El Koydu

ABD ile İran arasında bir süredir devam eden ve bölgedeki askeri varlıkların artırılmasıyla tırmanan gerilim, denizde sıcak çatışma ve el koyma operasyonuyla yeni bir boyuta evrildi. ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan donanma unsurlarının, Washington tarafından İran limanlarına uygulanan deniz ablukasını delmeye teşebbüs eden İran bandıralı 'Touska' isimli kargo gemisini önce ateş altına aldığını, ardından da durdurarak kontrolü ele geçirdiğini resmen ilan etti.

Körfez'de Tansiyon Zirvede: ABD Donanması Ablukayı Delmeye Çalışan İran Gemisine El Koydu

Donald Trump, sosyal medya platformları üzerinden yaptığı açıklamada, 19 Nisan tarihinde gerçekleşen operasyonun detaylarına değindi. Trump, Touska gemisine durması yönünde defalarca uyarı yapıldığını ancak geminin rotasını değiştirmemesi üzerine donanmanın müdahale etmek zorunda kaldığını belirtti. Geminin makine dairesine açılan ateşle tahrik sisteminin etkisiz hale getirildiğini söyleyen Trump, geminin halen Amerikan deniz piyadelerinin tam gözetimi altında olduğunu ve geçmişteki yasa dışı faaliyetleri sebebiyle zaten yaptırım listesinde bulunduğunu hatırlattı.

ABD Merkez Komutanlığı (Centcom) tarafından yapılan ayrıntılı bilgilendirmede ise operasyonun teknik boyutu gözler önüne serildi. Centcom, USS Tripoli amfibi hücum gemisinden kalkan helikopterlerle gemiye hava indirme yapıldığını bildirdi. Paylaşılan görüntülerde, Amerikan deniz piyadelerinin halatlarla Touska gemisinin güvertesine indiği görülüyor. Yaklaşık altı saat süren ikna ve uyarı sürecinin ardından, geminin iş birliği yapmaması üzerine USS Spruance muhribinin hedef gözeterek gemiyi durdurduğu teyit edildi.

Bu gelişme, tam da Pakistan'ın diplomatik çabalarıyla 7 Nisan tarihinde ilan edilen iki haftalık ateşkesin sonuna yaklaşılırken yaşandı. 22 Nisan'da dolacak olan ateşkes süresi öncesinde tarafların Pakistan'da yeniden masaya oturması bekleniyordu. Ancak gemiye el konulması, Tahran cephesinde büyük bir öfkeyle karşılandı. İran ordusu tarafından yapılan resmi açıklamada, ABD'nin açıkça ateşkesi ihlal ettiği ve Umman Denizi'nde uluslararası hukuka aykırı bir 'korsanlık' eylemine giriştiği savunuldu. Ordu sözcüsü, İran'ın bu saldırıya en kısa sürede askeri misilleme ile yanıt vereceğini duyurdu.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi Başkanı İbrahim Azizi, BBC'ye verdiği demeçte, Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik haklarının kendilerinde olduğunu ve geçiş izinlerine Tahran'ın karar vereceğini yineledi. Azizi, meclise sunacakları yeni yasa tasarısıyla deniz güvenliğini koruma adı altında askeri yetkileri genişleteceklerini belirtti. Bölgedeki enerji koridorunun kalbi sayılan Hürmüz Boğazı'nda suların ısınması, küresel petrol arzı güvenliğini de tehlikeye atıyor. Zira dünya petrol sevkiyatının beşte biri bu kritik boğaz üzerinden gerçekleştiriliyor.

Öte yandan, Washington'daki atmosfer de giderek sertleşiyor. BBC Washington Muhabiri Simi Jolaoso, Başkan Trump'ın son bir haftadır sergilediği iyimser tavrın yerini yeniden şahin bir söyleme bıraktığını kaydediyor. Trump, İran'ın masaya oturmaması durumunda ülkenin enerji altyapısını, elektrik santrallerini ve stratejik köprülerini vurmakla tehdit ediyor. Bu tehditler, uluslararası hukuk çevrelerinde de büyük tartışma yarattı. Eski İnsan Hakları İzleme Örgütü Direktörü Kenneth Roth, sivil altyapıların hedef alınmasının açık bir savaş suçu teşkil edeceğini vurgularken, ABD'nin BM Büyükelçisi Mike Waltz bu yapıların 'meşru askeri hedefler' olduğunu savunarak iddiaları reddetti.

Şu an itibarıyla, İran'ın 20 Nisan'da Pakistan'da yapılması planlanan müzakerelere katılıp katılmayacağı belirsizliğini koruyor. Tahran'daki muhafazakar kanat, ekonomik abluka sürdüğü müddetçe diplomatik temasların anlamsız olduğunu savunurken, bölgedeki tüm aktörler çıkabilecek olası bir topyekun çatışma riskine karşı alarm durumuna geçmiş vaziyette.