Dünya genelinde parfümeri ve kozmetik sanayisinin en temel ham maddelerinden biri olan gül yağının ana üretim merkezi Isparta’da, hasat dönemi öncesinde büyük bir heyecan yaşanıyor. Geçtiğimiz yıl yaşanan ve tarımsal üretimi olumsuz etkileyen zirai don hadiseleri nedeniyle rekoltede ciddi bir düşüş yaşayan kent, bu yıl doğanın sunduğu elverişli şartlarla yaralarını sarmaya hazırlanıyor. Isparta Ziraat Odası Başkanı Müstahattin Can Selçuk, mevcut meteorolojik veriler ve saha incelemeleri doğrultusunda bu yıl rekoltenin 13 bin ton seviyesine çıkacağını öngördüklerini müjdeledi.

Hasat takvimine dair detaylı bilgiler paylaşan Müstahattin Can Selçuk, bölgenin rakım yapısına göre hasat süresinin değişkenlik gösterdiğini ifade etti. Nisan ayının son haftası itibarıyla düşük rakımlı Keçiborlu ve Ardıçlı bölgelerinde başlayacak olan sezonun, Haziran ayının ortalarına kadar süreceğini belirtti. Selçuk, "Isparta gülü, Rosa Damascena olarak bilinen ve sadece belirli dönemlerde açan çok kıymetli bir türdür. Mayıs başı gibi yoğunlaşan hasat, rakımı yüksek bölgelerde Haziran'ın 15'ine veya 20'sine kadar sarkabilir. Hava koşulları bu takvimi bir hafta ileri ya da geri çekebilir ancak şu an her şey yolunda görünüyor" dedi.
Gül üretiminde kalitenin en önemli belirleyicisinin hava şartları olduğuna dikkat çeken Selçuk, nemli ve yağışlı havaların yağ verimini doğrudan artırdığını vurguladı. İdeal koşullarda 2 ton 750 kilogram gülden 1 kilogram gül yağı elde edilebildiğini belirten Selçuk, "Eğer havalar kuru ve sıcak giderse, bir kilogram yağ alabilmek için 4 ton gül yaprağı işlemek gerekebiliyor. Dolayısıyla havaların nemli gitmesi hem tarlada üreticiyi hem de fabrikada sanayiciyi mutlu eden bir denge oluşturuyor. Bu denge sağlandığında verim yüzde 100 oranında fark edebiliyor" ifadelerini kullandı.
Isparta'nın sadece ham madde üretimiyle değil, aynı zamanda bu ham maddeyi işleyen devasa bir sanayi altyapısıyla da öne çıktığını hatırlatan Ziraat Odası Başkanı, gülün sabahın erken saatlerinde toplanmasının hayati önem taşıdığını belirtti. Saat 05.00’ten itibaren başlayan mesainin en geç 12.00’de sona ermesi gerektiğini, güneşin yükselmesiyle birlikte çiçekteki yağ oranının uçucu hale gelerek azaldığını söyledi. Toplanan güllerin vakit kaybetmeden fabrikalara ulaştırıldığını ve burada dev kazanlarda işlenerek gül suyu, konkret ve gül yağına dönüştürüldüğünü anlattı.
Sektörün yan ürünlerle birlikte bölge ekonomisine büyük katkı sağladığını belirten Selçuk, Isparta'nın tıbbi ve aromatik bitkiler konusundaki potansiyelinin altını çizdi. Gülün sabundan şampuana, losyondan gıda sektöründeki reçel üretimine kadar çok geniş bir yelpazede alıcı bulduğunu söyleyen Selçuk, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a da Isparta çiftçisine verdiği desteklerden dolayı teşekkürlerini sundu. Selçuk, "Genel Başkanımız her sorunumuzda yanımızda. İlgili bakanlıklar ve genel müdürlüklerle kurulan köprülerde emeği çok büyük" diyerek sözlerini tamamladı.