Bahçeli'den Eğitimde 'Ruh ve Karakter' Devrimi Çağrısı: Gençlik Sınav Kıskacından Kurtarılmalı

Bahçeli'den Eğitimde 'Ruh ve Karakter' Devrimi Çağrısı: Gençlik Sınav Kıskacından Kurtarılmalı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı kapsamlı konuşmada, Türkiye'nin eğitim vizyonuna ve gençliğin geleceğine dair hayati uyarılarda bulundu. Eğitimin yalnızca derslik inşa etmekten veya bütçe kalemlerini artırmaktan ibaret olmadığını belirten Bahçeli, Milli Eğitim Bakanlığı'nın bütçe önceliklerinin çocukların ruh dünyasına ve karakter gelişimine dokunacak şekilde revize edilmesi gerektiğini savundu. Bahçeli, binaların yükselmesi kadar genç zihinlerin ufuklarının açılmasının da milli bir zaruret olduğunu dile getirdi.

Eğitim meselesini doğrudan bir milli beka sorunu olarak nitelendiren MHP lideri, gençliğin mevcut sınav sistemindeki çıkmazına dikkat çekti. Türk gençliğinin 'test ile tost' arasına sıkıştırılmasının kabul edilemez olduğunu ifade eden Bahçeli, hayallerin beş şık arasına sığdırılmaya çalışıldığı bir sistemin, yaratıcı ve donanımlı nesiller yetiştirmekte yetersiz kalacağını vurguladı. Gençlerin sadece formül ezberleyen değil; sanattan anlayan, edebiyatla ruhunu besleyen, teknolojiyi kullanırken kendi kültürel köklerine yabancılaşmayan bireyler olarak yetiştirilmesi gerektiğini belirtti. Bu bağlamda, bütçe kaynaklarının spor sahalarına, sanat atölyelerine ve kütüphanelere kanalize edilmesinin önemine vurgu yaptı.

Son dönemde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda meydana gelen şiddet olaylarına da değinen Bahçeli, bu trajedilerin sadece asayiş sorunu olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Çocukların ve gençlerin dijital bir kuşatma altında olduğunu belirten MHP lideri, sosyal medya platformlarının ve denetimsiz dijital mecraların birer 'ifsat hattına' dönüştüğünü savundu. Akran zorbalığı, sanal şiddet ve sosyal medyadaki sahte popülarite arayışının genç ruhları örselediğini söyleyen Bahçeli, aile bağlarının kuvvetlendirilmesi ve okul-aile-devlet üçgeninde güçlü bir koruma kalkanı oluşturulması çağrısında bulundu.

Öğretmenlik mesleğinin itibarına özel bir parantez açan Bahçeli, öğretmenin sadece müfredatı aktaran bir memur olarak görülmesinin büyük bir gaflet olacağını söyledi. Öğretmenlerin toplumun ahlaki omurgasını inşa eden kutsal bir görev yürüttüğünü hatırlatarak, sınıftaki otoritenin ve öğretmen saygınlığının korunmasının, eğitimin niteliği açısından kilit rol oynadığını belirtti. Erol Güngör'ün 'makine medeniyeti' eleştirilerine atıfta bulunarak, teknolojinin bir amaç değil, milli hedeflere ulaşmak için bir araç olarak konumlandırılması gerektiğini ifade etti.

Konuşmasının son bölümünde siyasi gündeme dair mesajlar veren Bahçeli, muhalefetin erken seçim taleplerini sert bir dille eleştirdi. Bu tür tartışmaların Türkiye'nin gerçek gündemini perdelemeye yönelik 'ayak oyunları' olduğunu savunan Bahçeli, sandık vaktinin belli olduğunu ve Cumhur İttifakı'nın terörsüz bir Türkiye hedefi doğrultusunda kararlılıkla yoluna devam edeceğini vurguladı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın tarihi derinliğine de atıfta bulunan Bahçeli, Meclis'in milli iradenin ve istikbalin sarsılmaz kalesi olduğunu belirterek sözlerini noktaladı.