Adana’nın tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Kozan ilçesi, geçtiğimiz günlerde meydana gelen şiddetli hava muhalefetiyle sarsıldı. Akşam saatlerinde aniden bastıran sağanak yağış ve beraberinde gelen dolu, bölgedeki çiftçiler için adeta bir kabusa dönüştü. Yaklaşık bir saat süren yoğun yağışın ardından ilçenin verimli toprakları devasa bir göle dönüştü.

Afetin hemen ardından bölgeye sevk edilen ekipler ve insansız hava araçlarıyla yapılan incelemeler, durumun ciddiyetini gözler önüne serdi. Özellikle Eski Acarmantaş, Hamamköy ve Kamışoba mevkilerinde yoğunlaşan yağış; mısır, ayçiçeği ve buğday tarlalarında telafisi güç hasarlar bıraktı. Gökyüzünden çekilen drone görüntüleri, geniş tarım arazilerinin tamamen su altında kaldığını ve yeni filizlenen ekili alanların balçıkla kaplandığını kanıtladı. Yerel kaynaklar, yağışın süresinin kısa olmasına rağmen yoğunluğunun bölge tarihindeki en sert meteorolojik olaylardan biri olduğunu vurguladı.
Kozan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından başlatılan geniş kapsamlı incelemeler tüm hızıyla devam ediyor. İlk belirlemelere göre, yaklaşık 90 bin dekarlık devasa bir alanın sel sularından doğrudan etkilendiği bildirildi. Teknik personelin sahada yürüttüğü hasar tespit çalışmaları, zararın ekonomik boyutlarını tüm çıplaklığıyla ortaya koymaya çalışıyor. Bir yıllık emeklerini, tohumlarını ve gübrelerini toprağa emanet eden çiftçiler, birkaç dakika içinde ürünlerinin yok oluşuna tanıklık etmenin derin üzüntüsünü yaşıyor. Tarım sigortası olan ve olmayan üreticiler arasındaki endişeli bekleyiş ise sürüyor.
Tarlalarını su basan ve çaresiz kalan üreticiler, resmi ekiplerin müdahalesini beklemeden kendi imkanlarıyla harekete geçti. Traktörlerin arkasına bağladıkları ekipmanlarla tahliye kanalları açmaya çalışan köylüler, biriken suyu tarlalardan uzaklaştırmak için zamana karşı yarışıyor. Ancak suyun tahliyesi kadar, toprağın aşırı nemlenmesi sonucu oluşabilecek kök çürümeleri ve dolunun bitki dokularına verdiği fiziksel zarar da büyük bir endişe kaynağı oluşturuyor. Çiftçiler, çamur deryasına dönen arazilerde traktörleriyle adeta bir kurtarma operasyonu yürütüyor.
Yaşanan felaketin ardından mağduriyetini dile getiren yerel üreticilerden Gürkan Doğaner, durumun vahametini şu sözlerle özetledi: "Bu yıl büyük umutlarla 150 dönümlük arazimize mısır ekimi gerçekleştirmiştik. Her şey yolunda giderken sadece 40 dakika süren o şiddetli dolu ve yağmur, tüm hayallerimizi sular altında bıraktı. Şu anki mali tablomuz oldukça karanlık; masraflarımız katlanarak artıyor. Kendi imkanlarımızla su tahliyesi yapmaya çalışıyoruz ama doğaya karşı gelmek gerçekten çok zor. Devletimizden ve yetkililerden bu zor günümüzde yanımızda olmalarını bekliyoruz."
Bölgedeki ziraat odaları ve tarım temsilcileri de yaptıkları açıklamalarda, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Üreticilerin banka borçlarının ertelenmesi ve acil destek paketlerinin devreye sokulması yönündeki talepler her geçen saat artıyor. Sel suları yavaş yavaş çekilmeye başlasa da, geride kalan mil ve hasarlı bitkiler, bölgedeki çiftçinin önümüzdeki hasat sezonunda ne yapacağı konusunda büyük bir belirsizlik yaratıyor. Adana genelinde tarımsal sürdürülebilirliğin korunması için kapsamlı bir rehabilitasyon sürecinin gerekliliği uzmanlarca ifade ediliyor.