Milli Egemenliğin Dijital Kalesi: Ankara'da Dev Siber Güvenlik Zirvesi

Milli Egemenliğin Dijital Kalesi: Ankara'da Dev Siber Güvenlik Zirvesi

Türkiye’nin dijital dünyadaki bağımsızlığını ve güvenlik stratejilerini şekillendiren en önemli platformlardan biri olan 'Siber Güvenlik Ekosisteminin Geliştirilmesi Zirvesi', bu yıl 9'uncu kez Ankara'da toplandı. Türkiye Bilişim Derneği (TBD) çatısı altında gerçekleştirilen organizasyon; kamu bürokrasisinden akademiye, özel sektör temsilcilerinden sivil toplum kuruluşlarına kadar siber güvenlik dünyasının tüm paydaşlarını tek bir çatı altında birleştirdi. Ankara’da düzenlenen bu kapsamlı zirvede, özellikle yapay zeka teknolojilerinin siber savunma üzerindeki dönüştürücü gücü ve milli egemenlik kavramının dijital alandaki yansımaları enine boyuna tartışıldı.

Zirvenin açılışında konuşan TBD Genel Başkanı Kenan Nurhan Altınsaat, siber güvenliğin artık sadece bilişim uzmanlarının ilgilendiği teknik bir konu olmaktan tamamen çıktığını ifade etti. Dünyadaki jeopolitik değişimlerin dijital güvenliği doğrudan etkilediğini belirten Altınsaat, dijital egemenliğin artık milli egemenliğin ana unsurlarından biri haline geldiğinin altını çizdi. Altınsaat, kritik altyapıların ve haberleşme ağlarının dijital saldırılara karşı tahkim edilmesi gerektiğini vurgularken, teknolojik çözüm süreçlerinin ve stratejik mevzuatların günümüzün dinamik şartlarına göre sürekli güncellenmesi gerektiğini hatırlattı.

Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal ise zirvedeki konuşmasında, dijital teknolojilerin küresel ekonomiler ve toplumlar üzerindeki sarsıcı etkilerine değindi. Dijital altyapıların güvenliğinin hiç olmadığı kadar kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Önal, yükselen küresel siber tehdit dalgasına karşı geleneksel yöntemlerin yetersiz kaldığını söyledi. Önal'a göre, modern çağda devletlerin egemenliği sadece fiziki sınırları korumakla değil, aynı zamanda veriyi korumak ve işlemekle ölçülüyor. Veriyi kontrol edemeyen yapıların kendi kararlarını vermesinin imkansız olduğunu belirten Önal, yapay zekanın bu noktada hem büyük bir risk hem de devasa bir savunma fırsatı sunduğunu dile getirdi.

Zirvenin en çok ilgi çeken noktalarından biri de Ümit Önal’ın açıkladığı 'Siber Kubbe' vizyonu oldu. Siber saldırıların artık insan zihninin hızını aşarak işlemci hızında gerçekleştiğini belirten Önal, bu durumun ancak akıllı savunma sistemleriyle alt edilebileceğini söyledi. Yapay zeka ile üretilen tehditlere karşı, yine milli yapay zeka algoritmalarıyla donatılmış bir savunma hattı kurulmasının şart olduğunu ifade eden Önal; anomali tespiti yapan, saldırıyı gerçekleşmeden sezen ve saniyeler içinde pozisyon alan otomatik sistemlerin ulusal güvenlik mimarisinin merkezine yerleştirileceğini duyurdu.

Hukuki süreçlerdeki yenilikler de zirvenin ana gündem maddeleri arasındaydı. Türkiye için siber güvenlik alanında yepyeni bir dönemin başladığını müjdeleyen Önal, müstakil bir siber güvenlik mevzuatının ve Siber Güvenlik Başkanlığı'nın kurulmasına dair çalışmaların tamamlandığını bildirdi. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve ilgili kanunla birlikte, rollerin ve sorumlulukların netleştiği daha etkin bir yönetişim yapısının hayata geçirileceği belirtildi. Bu süreçte kamu ve özel sektör iş birliğinin önemine dikkat çekilerek, savunma hattının sadece teknolojik değil, toplumsal bir dirençle desteklenmesi gerektiği vurgulandı.

Zirve boyunca düzenlenen panellerde, Birleşmiş Milletler Uluslararası Bağımsız Bilimsel Yapay Zeka Paneli Üyesi Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz gibi değerli isimler de görüşlerini paylaştı. Katılımcılar, dijital hakikatin korunması, dezenformasyonla mücadele ve şeffaf kamu iletişimi gibi konuların siber güvenliğin vazgeçilmez birer parçası olduğunu belirttiler. Organizasyon, Türkiye'nin siber güvenlik ekosistemine üstün katkı sağlayan kurum ve kişilere sunulan '2026 Yılı Siber Güvenlik Ekosistemine Katkı Ödülleri' töreni ile görkemli bir şekilde sona erdi.