DMM'den F-15 ve Savunma Sistemleri İddialarına Sert Yalanlama: 'Asılsız Kara Propaganda'

DMM'den F-15 ve Savunma Sistemleri İddialarına Sert Yalanlama: 'Asılsız Kara Propaganda'

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), son günlerde çeşitli sosyal medya platformlarında ve bazı yabancı medya organlarında geniş yankı uyandıran, Türk savunma sistemlerinin bir ABD savaş uçağını hedef aldığına dair iddiaları kesin bir dille yalanladı. Yapılan resmi açıklamada, Türkiye'nin bölgedeki barışçıl, dengeleyici ve yapıcı politikasını hedef alan bu tür haberlerin hiçbir gerçeklik payı taşımadığı ve tamamen dezenformasyon amacı güttüğü vurgulandı.

Söz konusu asılsız iddiaların merkezinde, Türkiye'nin İran'a gelişmiş teknolojiye sahip uçaksavar sistemleri ve insansız hava aracı (İHA) füzeleri tedarik ettiği tezi yer alıyordu. Bu asılsız iddiaların devamında ise, bölgede görev yapan ABD Hava Kuvvetleri'ne ait bir F-15 savaş uçağının, Türk yapımı omuzdan fırlatılan bir hava savunma sistemi (MANPADS) tarafından düşürüldüğü ileri sürülmüştü. DMM, bu iddiaların hem operasyonel gerçeklerle hem de Türkiye'nin diplomatik duruşuyla tamamen çeliştiğini belirtti.

DMM tarafından paylaşılan resmi bildiride, bu tür manipülatif haberlerin kaynağının ve hedefinin net bir şekilde analiz edildiği ifade edildi. Açıklamada, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayii alanında gerçekleştirdiği yerli ve milli atılımların yanı sıra, bölgesel krizlerde üstlendiği stratejik arabuluculuk rolünün bazı odakları rahatsız ettiği dile getirildi. Bu tür kurgusal haberlerin, Türkiye'nin küresel ölçekte takdir gören diplomatik itibarını zedelemeye yönelik planlı bir psikolojik harp operasyonu ve sistemli bir kara propaganda girişimi olduğu altı çizildi.

Türkiye'nin bölgesel huzur ve istikrarın korunması adına sergilediği kararlı duruşun sarsılamayacağı belirtilen açıklamada, "Ülkemizin yapıcı rolünü ve diplomasi odaklı gayretlerini hedef alan bu saldırılar, uluslararası kamuoyunu manipüle etme ve yanlış yönlendirme çabasından başka bir şey değildir" denildi. Savunma sanayii ürünlerinin ihracat ve kullanım süreçlerinin uluslararası hukuk kurallarına tam uyum içerisinde ve yüksek şeffaflıkla yürütüldüğü, herhangi bir illegal ya da bölge dengelerini sarsacak nitelikteki sevkiyatın söz konusu dahi olamayacağı kaydedildi.

Güvenlik uzmanları ve bölge analistleri, son dönemde özellikle Orta Doğu coğrafyasında artan gerilimlerle paralel olarak, Türkiye gibi kilit aktörlerin pozisyonlarını tartışmaya açmak için bu tür dijital dezenformasyon faaliyetlerinin artış gösterdiğine dikkat çekiyor. DMM'nin hızlı ve etkili müdahalesi, bu tür asılsız iddiaların uluslararası arenada kök salmasını engellerken, doğru bilgiye ulaşmanın milli güvenlik açısından taşıdığı kritik önemi bir kez daha ortaya koydu. Dijital mecralarda yayılan bu tür operasyonel haberlerin, sadece Türkiye'yi değil, bölgedeki hassas askeri dengeleri de sabote etme potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor.

Sonuç olarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi makamları, tüm vatandaşları ve uluslararası toplumu bu tür kirli bilgi yayma faaliyetlerine karşı teyakkuzda olmaya davet etti. Resmi kaynaklar dışında paylaşılan, teyide muhtaç ve spekülatif nitelikteki açıklamalara itibar edilmemesi gerektiği, Türkiye'nin bölgedeki barış ve istikrar için yürüttüğü diplomatik çalışmaların kararlılıkla süreceği bildirildi. Ankara, milli çıkarlarını koruma ve dezenformasyonla mücadele etme konusundaki kararlılığını bu açıklamayla bir kez daha tüm dünyaya ilan etmiş oldu.