Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, partisinin İzmir il başkanlığı binasında düzenlediği geniş kapsamlı basın toplantısında gündeme dair hayati açıklamalarda bulundu. Ortadoğu’da tırmanan gerilim, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve Türkiye’nin savunma stratejileri üzerine odaklanan Bağcıoğlu, bölgedeki dış müdahalelerin yaratacağı istikrarsızlık konusunda uluslararası kamuoyuna uyarılarda bulundu. Konuşmasına tarihi bir hatırlatma ile başlayan Bağcıoğlu, İkinci İnönü Zaferi’nin 105. yıl dönümünü büyük bir gururla andıklarını ifade ederek, Milli Mücadele’nin kahramanları Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü başta olmak üzere tüm savaş gazilerini ve şehitleri minnetle yâd etti.
Bölgesel güvenlik dengelerini sarsan gelişmelere değinen Bağcıoğlu, İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’da yürüttüğü politikaların sadece insani bir kriz değil, aynı zamanda bölgesel bir patlamaya yol açabilecek provokasyonlar zinciri olduğunu vurguladı. İsrail güçlerinin Suriye’nin güneyindeki hudut birliklerine ateş açmasını 'kabul edilemez bir tahrik' olarak nitelendiren CHP’li Bağcıoğlu, Irak üzerinden Suriye’ye yönelik gerçekleştirilen İHA saldırılarının da bölge barışını doğrudan tehdit ettiğini savundu. Bu noktada Türkiye’nin izlemesi gereken Suriye stratejisinin iki ana eksen üzerine kurulması gerektiğini belirten Bağcıoğlu, Suriye’nin anayasal güvence altında toprak bütünlüğünün korunması ve Türkiye sınırlarına yönelik terör tehdidinin tamamen bertaraf edilmesinin öncelikli hedef olması gerektiğini dile getirdi.
Yankı Bağcıoğlu, Suriye yönetimi ile terör örgütü YPG arasında imzalandığı belirtilen ateşkes ve entegrasyon anlaşmasına da dikkat çekerek, bu sürecin bölgedeki kalıcı barış için kritik bir eşik olduğunu ifade etti. Türkiye’nin bu süreçleri yakından takip etmesi gerektiğini belirten Bağcıoğlu, dış politikada maceralardan kaçınılması ve rasyonel diplomatik adımların atılmasının önemini vurguladı. Bölge coğrafyasının emperyalist güçlerin oyun alanı olmaması gerektiğini savunan Genel Başkan Yardımcısı, halkların kendi kaderini tayin etme hakkına vurgu yaptı.
İran, ABD ve İsrail arasındaki gerilime dair partisinin net duruşunu açıklayan Bağcıoğlu, 'Bölgemizde yeni bir savaşın fitilinin ateşlenmesini istemiyoruz' dedi. İran rejiminin iç politikadaki baskıcı tutumlarını desteklemediklerini ancak dışarıdan yapılacak askeri bir müdahalenin de karşısında olduklarını belirten Bağcıoğlu, ABD ve İsrail’in uluslararası hukuku çiğneyerek sivil yaşamı hiçe sayan operasyonlarının bölgeyi daha büyük bir kaosa sürükleyeceğini kaydetti. Bağcıoğlu, bölgenin geleceğine yalnızca o coğrafyada yaşayan halkların karar vermesi gerektiğinin altını kalın çizgilerle çizdi.
Son olarak Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayisinde kat ettiği mesafeye de değinen Bağcıoğlu, milli imkanlarla geliştirilen gemi projeleri, mühimmat teknolojileri ve insansız hava araçlarının (İHA) Türk mühendisliğinin ulaştığı üstün seviyeyi yansıttığını söyledi. Bu alanlardaki başarıların partiler üstü bir gurur kaynağı olduğunu ifade eden Bağcıoğlu, güçlü bir savunma altyapısının caydırıcılık açısından Türkiye için hayati bir gereklilik olduğunu belirterek sözlerini tamamladı. Bölgesel istikrarın korunması için diyalog ve hukukun esaslı bir diplomasi trafiğinin yürütülmesi gerektiğini hatırlatan Bağcıoğlu, Türkiye'nin milli çıkarlarının ancak barışçıl bir havza ile korunabileceğini hatırlattı.